algı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
algı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

2013'ü kapatırken

Bir yıl daha sonlanırken ülkemizde bu yıl içinde gerek teknolojik gerekse sosyal boyutlarda büyük değişimlerin yaşandığını gözlemliyoruz.

Teknolojinin artıları ve eksileriyle yoğrulan bir yıl oldu 2013. Çok mücadeleci de aynı zamanda.
'Gezi Olayları' sessiz duran çoğunluğun sesini yükseltebileceğini gösterdi. Bu olaylar bana Makyavel'in Prens'ini hatırlattı. Bu kitapta bir devleti ele geçirmenin, yönetmenin ve korumanın yolları anlatılır. Zayıflık ve problemlerin çözülme usulleri hakkında bilgi verilir. Elbette teknolojinin bununla pek yakın bağlantısı olmasa da devlet yönetiminde bazı noktalarda zayıf kalmamak gerektiğinin uyarısı yapılır.

Teknoloji bize tüketim unsuru olarak gelse de aslında çok ciddi bir iletişim unsuru olarak da gelmiştir. Fikirler ve görüşler teknolojinin yardımıyla daha etkin bir şekilde çevremizde uçuşurlar. Bizler de algılarımız bağlamında bunları seçerek bir görüş oluşturur o görüş çerçevesinde hareket ederiz. Hatta iddialarımız konuşmalarımızı hep bu algılarımız yönlendirir.

Örneğin yaşamımıza ana akım medya kavramı teknolojinin yanlı ve yönlü kullanılmasıyla birlikte internet mecrası sayesinde girmiştir. Medyanın yanlı, yönlü, eleştiriye açık olmayan bir şekilde çalışması da sosyal medya kavramının yoğun işleyişine sebep olmuştur. Üstelik sosyal medya daha hızlı ve açık iletişim sunabiliyorken ana akım eleştirilerden uzakta kalmıştır.

Hırsızlık, yalan, dolan ve haksızlıkların mutlaka açığa çıktığı (eskiden daha uzun sürelerde ortaya çıkardı şimdi çok hızlı çıkıyor) ortada. İnsanlar değerlerini yeniden bulmalı ve kazanmalılar. Çünkü aramızdaki ve içimizdeki birçok güzel değerin bir kısmı küresel değerlere kurban giderken bir kısmı da çıkarlara kurban ediliyor düşüncesindeyim. Doğruluk, dürüstlük ve eşitlik temelinde bir yaklaşımın geliştirilmesi gerektiği açıktır. 2013 sanki bir dönüşüm yılı oldu.

Ben de Zeynep Oral'ın Yeni yıl dileklerini paylaşıyor herkese, tüm sevdikleriyle beraber daha güzel, daha mutlu,  sağlıklı,  iyi,  şefkatli, sevgi dolu ve her tür şiddetten arınmış bir yeni yıl diliyorum. 
Hırsızların, sahtekârların, ikiyüzlülerin, katillerin, işkencecilerin, utanması olmayanların yakamızdan düştüğü; İnsan onurunu, insan emeğini, insan yaşamını, kentlerin yaşamını, doğanın yaşamını yok sayanların aramızda dolaşamayacakları; Gülmenin, gülümsemenin, kucaklaşmanın, öpüşmenin, sevişmenin, direnmenin, düşündüğünü söylemenin, yazmanın, her yaşta “genç olmanın” yasaklanmayacağı günler diliyorum. 

2014 yılı umutla dolu olsun, hepinize sevgi ve saygılarımla,

19 Aralık 2013 Perşembe

Drucker, Yönetim ve Pazarlama

Peter Drucker insan yönetimini giderek 'pazarlama işi' olmak olarak tanımlamaktadır. Çünkü pazarlamaya hiç kimse 'Biz ne istiyoruz?' sorusuyla başlamaz. Pazarlamacılar daha çok müşteri yani karşı taraf ne istiyor, bunlar nelere değer veriyor, hedefleri nedir, kabullenecekleri nedir gibi sorularla işe başlarlar. Yani en azından prensipte bu şekilde başlamaları gerekir.

Drucker, işletmelerdeki yöneticilerin varsayımını da bir şirketin veya endüstrinin en çok etkilendiği teknolojilerin kendi alanı dışındaki teknolojiler olduğunu belirtmiştir.

Müşteri aslında satıcının sattığı şeyi almaz kendi algıladığı şeyi alır. Müşterinin değer verdiği şey satıcının değer verdiği şeyden çok farklı olabilir. Bu yüzden çevredeki sınırlamalar özellikle müşteriyi sınırlayan ve şirketi sınırlayan şeylere göz atmak ve kararları bu sınırlamaları değerlendirerek vermek gerekir.

Mobil pazarlama müşteriyi daha iyi anlamak için de önemli bir araçtır. Üstelik mobil pazarlama ögelerinin çeşitliliği sunum dünyasını da güçlendirmekte, müşteriyi daha iyi tanıma konusunda etkili araçlar haline dönüşmektedir.

Pazarlama dünyası 2014'den sonra daha fazla mobil pazarlama çabalarıyla karşılaşacak. Kullanmayanlar da artık kullanmak zorunda kalacak...