Bu blog pazarlama üzerine kurulan bir blogdur. Genelde pazarlamada ve teknolojideki yeni yaklaşımlar alınmakla birlikte özelde "mobil pazarlama" konuları üzerinde durulacaktır. Son zamanın parlayan yıldızı mobil pazarlama ile ilgilenenler için de zevkle takip edilecek bir blog olması beklenmektedir. ______________________________________
m-öğrenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
m-öğrenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Mart 2011 Perşembe
Mobil Öğrenme Thesaurus
Mobil öğrenmeyle ilgili Thesaurus'ta yeni yapılan çalışmayı http://oa.stellarnet.eu/corner/read-5607 linkinde görebilirsiniz. Editörlüğünü Prof. Mike Sharples'in gerçekleştidiği çalışmaya katkıda bulunanlar Prof. Agnes Kukulska Hulme, Prof. John Traxler ve Doç.Gonca Telli Yamamoto'dur.
Etiketler:
Agnes Kukulska Hulme,
Gonca Telli Yamamoto,
John Traxler,
m-öğrenme,
Mike Sharples,
mobil öğrenme,
mobile learning,
thesaurus
21 Ağustos 2010 Cumartesi
Turkcell'den M-öğrenme
Turkcell tarafından temin edilen m-öğrenme hizmetine yönelik yazılmış bir makaleyi ekteki linkte bulabilirsiniz.
http://lab.turkcellpartner.com/wiki/download/attachments/3473450/onur2010-IADIS_final.pdf?version=1&modificationDate=1272542122000
http://lab.turkcellpartner.com/wiki/download/attachments/3473450/onur2010-IADIS_final.pdf?version=1&modificationDate=1272542122000
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Mobil Devlet Konferansı 2
http://www.mdevlet.org/wp-content/uploads/2010/05/mdevlet2010program8.pdf dosyasında yer alıyor mobil devletle ilgili mobil sağlık, mobil belediyecilik, mobil uygulamalar, m-devlet uygulamaları gibi başlıklarla mobil devlet kavramının bir yıl içersinde geçirmiş olduğu aşamaları da ele alacak olan bir konferans olacak. Konferansta m-öğrenme başlığında oturum başkanlığı yapacağım.
Etiketler:
Çarşamba Konferansları,
m-belediye,
m-devlet,
m-öğrenme,
mobil uygulama,
oturum başkanlığı
26 Mart 2010 Cuma
Augmented Reality (Zenginleştirilmiş Gerçeklik)
Gerçek zamanlı olarak cep telefonu ile kaydedilen görüntülere, resim veya seslere bilgi ve eğlence unsurlarını da katarak kullanıcının gerçek çevresi ile birleştirilebilen daha gelişmiş bir gerçeklik olarak tanımlanmaktadır. Örneğin, normalde sinek konusuyla ilgilenen bir kişinin mobil telefonuyla detayları hemen edinmesi ve eğer sinek ısırığına maruz kaldıysa ne tür bir çare bulacağı vb. gibi detayları anında görebilmesi ya da çevresinde kafe arayan bir kişinin hangi kafenin en yakında olduğu hatta ne tür promosyonlar verdiği yol haritası vb gibi detaylara cep telefonuyla ulaşması gibi .
Mobil reklamcılıkta bir sonraki aşamanın artık zenginleştirilmiş gerçekliğe yöneleceği konusu gündeme gelmektedir. Bu konuyu blogda yazmamın sebebi konunun dünkü Mobil Yaşam ve Uygulamalar Konferansında geçmiş olması.
Zenginleştirilmiş gerçeklik pazarlamacılara olağanüstü fırsatları da beraberinde getiriyor. Çünkü oyunlar uygulamalar ve reklamlar bu zenginletilmiş ögelerle çok daha etkili hale gelebilecek. Burada tüketici davranışının nasıl olacağı konusu devreye giriyor.
Aslında bu kavram özellikle mobil öğrenmenin geliştirilmesi açısından önem kazanıyor.International CTIA Wireless 2010 tarafından da düzenlenen panelde konuyu tartışan ürün geliştiricileri özel laboratuvarda oluşturulan sanal artırılmış veya zenginleştirilmiş gerçekliğin mobil endüstriye başka bir yön vereceğini de ortaya koyuyor.
Mobil reklamcılıkta bir sonraki aşamanın artık zenginleştirilmiş gerçekliğe yöneleceği konusu gündeme gelmektedir. Bu konuyu blogda yazmamın sebebi konunun dünkü Mobil Yaşam ve Uygulamalar Konferansında geçmiş olması.
Zenginleştirilmiş gerçeklik pazarlamacılara olağanüstü fırsatları da beraberinde getiriyor. Çünkü oyunlar uygulamalar ve reklamlar bu zenginletilmiş ögelerle çok daha etkili hale gelebilecek. Burada tüketici davranışının nasıl olacağı konusu devreye giriyor.
Aslında bu kavram özellikle mobil öğrenmenin geliştirilmesi açısından önem kazanıyor.International CTIA Wireless 2010 tarafından da düzenlenen panelde konuyu tartışan ürün geliştiricileri özel laboratuvarda oluşturulan sanal artırılmış veya zenginleştirilmiş gerçekliğin mobil endüstriye başka bir yön vereceğini de ortaya koyuyor.
Etiketler:
augmented reality,
cep telefonu,
CTIA,
m-öğrenme,
mobil pazarlama,
mobil reklamcılık,
mobil uygulama,
oyun,
reklam,
tüketici davranışı,
zenginleştirilmiş gerçeklik
Mobil Yaşam ve Uygulamalar Konferansı II
Okan Üniversitesi Mobil Yaşam ve Uygulamaları Konferansları dizisinin ikincisi 25 Mart 2010 tarihinde Akfırat Kampüsü’nde gerçekleşti.
Konferans Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü öğrencilerimizin Mobil Yaşam Üzerine hazırlamış olduğu kısa film gösterisi ile başladı.
Konferansta ilk olarak Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanımız Doç.Dr. Gonca Telli YAMAMOTO açılış konuşmasını yaptı. YAMAMOTO mobil iletişim alanındaki gelişmelerin yaşamın her yönünü etkilediğini ve bu konferansta uygulamanın farklı alanlarından gelen konuklarımızın yeni bakış açıları sunacağını ifade etti.
Konferansımızın ilk konuğu İntel’den Sn. Dr. Cenk TEZCAN’dı. Dr. TEZCAN mobil sağlık, tıp bilişimi sektörü hakkında bilgiler verdikten sonra kısa bir film gösterisi ile destekledi aynı zamanda Intelin tanıtım videosu olan bu film yakın gelecekteki mobil teknolojiler hakkında sağlık sektöründe nasıl değişimlerin yaşanacağı hakkında fikir sahibi olmak açısından önemliydi. Dr. TEZCAN mobiliteden ve mobilitenin gelişiminden bahsetti ve mobilitenin sağlık sektörlerinde farklı şekillerde kullanılabildiğinden bahsetti. Dünya verilerine (2007) göre Amerika’da yılda 6 trilyon USD sağlık için harcandığını belirten Tezcan hasta memnuniyetinin bu rakamla doğru orantılı olmadığını da vurguladı. Mobil teknolojilerin sağlık alanında kullanımını örneklerle anlatan Dr Cenk TEZCAN örnek olarak evinde tartılan obez bir hastanın bluetooth yardımıyla diyetisyenine verilerin eşzamanlı ulaştırılmasını verdi. Ayrıca konunun zaman içersinde entegre dijital hastanelere dönüşeceğini vurguladı. TEZCAN sağlık sisteminin şimdiki yapılardan farklı gelişeceğini
• Sağlık hasta odaklı olacağını
• Devlet hastalıkları gidermekten çok hastalıktan insanları korumakla uğraşacağını
• Sağlık konusunun daha kişiselleşeceğini
• Bakımda süreklilik önem kazanacağını
• Teknolojiler yoğunlaşacağını
• Sigorta pirimlerinde sigara içip içmemek, spor yapmak, hastanede tedavi görme sıklığı gibi konuların birebir etkili olacağını vurguladı.
Bu bağlamda TEZCAN farklılaşmanın altını çizerek öğrencilerin kendilerini bir alanda geliştirip uzmanlaştırması ve bu alanda “ farklılaşılmasını” önerdi.
İkinci konuğumuz Turkcell’den gelen Sn Göktuğ GEDİK’di. Göktuğ GEDİK’in konusu son zamanlarda giderek popüler hale gelen Mobil Sosyal Şebekelerdi.
GEDİK mobilitenin kelime anlamını hareket halinde olmak ve mobil sosyal şebeke ise sosyal şebekelere yani facebook, twitter gibi sitelere mobil olarak hareket halindeyken de ulaşabilmek ve cep telefonundan erişebilmek olduğunu belirtti.
Twitter in CEO’sunun “insanların hareket halindeyken daha iyi kararlar almalarını istiyoruz” deyişini vurgulayan GEDİK twitterda günlük 50milyon toplamda ise 1milyar adet tweet yapıldığını ekledi ve bunun mobil sisteme yakınlaştığını da ortaya koydu.
Günümüzde en popüler sosyal şebekelerden biri olan Facebook’ta yaklaşık 400milyon kullanıcı olduğunu bunların 4 te birinin yani 100 milyon kadarının mobil olarak facebook a eriştiğini ifade etti ve bunun giderek yaygınlaşacağını belirtti. Hatta Amerika’da facebooka erişim sayısının google’ı geçerek bir rekor kırdığını ve googledan facebook arama yerine doğrudan facebook açmanın facebook’un mali değerini de büyük ölçüde arttırdığını belirtti.
GEDİK ayrıca bu sitelerin web tabanlı olmalarına rağmen amaçlarının mobil iletişime geçmek olduğuna vurgu yaparak mobil yaşamın kullanım gerekçelerini şu şekilde sıraladı:
• Cihazların yenilenmesi
• Teknolojinin gelişimi
• Gerçek-Zaman olgusu
• Lokasyon
Göktuğ GEDİK mobilitenin, sosyal iletişim ve mobil iletişime uyarlanması ile ilgili bilgileride aktararak konuşmasını tamamladı.
Üçüncü konuğumuz İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü’nden Yrd. Doç.Dr. Fatih GÜRSUL ve Mehmet KORKMAZ’dı. Sunumu gerçekleştiren KORKMAZ bizlere mobil iletişimin eğitime entegrasyonu ile ilgili bilgiler verdi. Mobil sistemlerin 4 nesille daha da gelişeceğini vurgulayan KORKMAZ, eğitim sisteminin çağdaşlaşması sonucu mobil eğitime doğru yol alındığını ve öğrenmenin e-eğitim ve e-öğrenme olarak gerçekleştiğini belirtti. Daha sonra KORKMAZ mobil aygıtlar üzerinden eğitim verilişi ve alınışı, avantajlarından yola çıkılarak kullanıma hazırlığı, farkında olmadan öğrenme, zaman ve mekana karşı bağımsızlık,yaşam boyu öğrenmeyi kapsamasından bahsetti. Bunun yanında dezavantaj olarak mevcut mobil aygıtların ekranlarının detaylı uygulamalar için yetersizliğinin altını çizdi. Çağdaş eğitim yolları olarak:
• Probleme Dayalı Öğrenme
• Aktif Öğrenme
• Öğrenmenin, kalıcı mekana bağlı olarak seviye artışı
• Mobilde e-learning uygulamalarının oluşturulabilitesi ve buna bağlı olarak görsel etkileşime geçilebilineceğini anlatarak konuşmasını bitirdi.
Dördüncü konuğumuz ise, GENERAL MOBİLE Türkiye Müdürü Sn Melih ÇOĞAN’dı.
ÇOĞAN bize mobil yaşamda android platformu hakkında bilgiler verdi. Android işletim sisteminin tarihçesinden bahsetti. Linux işletim sistemi tabanı kullanan, Google ve Open Handset Allience tarafından geliştirilen Android platformunun dünyaya olan etkisinden bahsederek; Apple dışındaki tüm handset operatörlerin desteğini arkasına almasından bahsetti ve bu firmaların birbirleriyle yardımlaşmalarının önemini anlattı.
ÇOĞAN Open-Source yazılıma olanak sağlamasının önemini belirtirken ilk olarak 22 Ekim 2008 yılında satışa çıktığını da belirtti.20 Haziran 2009 ‘da Amerika’yla birlikte Türkiye’de 3. Nesil Android sistemi çift SİMCARD uygulamasıyla DSTL1 olarak satışa çıkmasını açıklayarak; 2010 yılında da 4.0’ın çıkacağını söyledi. Uygulama geliştiricilerin uygulama için para ödememesini önemli bir nokta olarak gösterirken, amaç olarak kıyaslama yerine farklılıkların ortaya konması gereğini ortaya koydu. Ayrıca ÇOĞAN Android’in gelecekte tüm mobil cihazların kalbi olacağını ifade ederek ve konuyala ilgili en geniş uygulamaların Amerika’da bulunduğunu işaret etti. Bu platformda Türkiye’nin bulunmamasının önemli bir eksik olacağını ayrıca belirtti. General Mobile’ın Android sistemini seçme sebeplerini sıralarken bunların belli başlılarını;
-Çift sim card‘la farkını ortaya koymuş olan firmanın yeni hedef olarak Android işletim sistemiyle farklılığını ortaya koyma isteği
-Türkiye’de Android sistemini yaymaya çalışması ve geliştiriciliği arttırması
olarak göstererek General Mobile’nin çok yakında yeni android versiyonlarının piyasaya sunulacağını da belirtti. ÇOĞAN bu konuda yazılım geliştirmek isteyenlere destek olabileceklerinden bahsederek konuşmasını tamamladı.
Konferansımızın son konuğu Mikro Ödeme A.Ş nin kurucusu ve CEO’su Alper AKÇAN’dı. AKÇAN kendi kurduğu şirket olan Mikro ödeme den ve mobil ödeme sisteminden bahsetti.
İhtiyaçları görmenin önemli olduğunu söyleyen AKÇAN, internetin getirdiği avantajların yanında zamanla değişime uğraması ve internette ticaretin beklentileri istediği gibi karşılayamaması sonucu mobil ödemenin ortaya çıktığını anlattı. AKÇAN ayrıca cep telefonu ile ödeme yapma imkanı sağlaması, ek vergilerden muaf olunabilmesi, güvenli, kolay, yaygın ve hızlı olmasıyla beraber kullanım için ekstra ücret ödememe lüksünü sunmasıyla, mobil ödemenin cazip hale gelmesini vurguladı. Kullanım alanlarının olarak oyun satın alma, fiziksel ürünler, aidat, otomatik ödeme sağlayıcılığı ve karşıdan tahsilat olduğunu anlatan akcan sistemin dört çeşit kurgudan oluştuğunu ve bunların;
*WEB, *SMS,*POS,*WEBPOS
olduğunu belirtti. AKÇAN ayrıca yakında Mobil cüzdan uygulamasının başlanacağı müjdesini vererek konuşmasını noktaladı.
Konferansta IPTV konusunda sunulacak oturum konuğumuz Atif Ünaldı rahatsızlığından dolayı katılamadı.
Konferans Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü öğrencilerimizin Mobil Yaşam Üzerine hazırlamış olduğu kısa film gösterisi ile başladı.
Konferansta ilk olarak Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanımız Doç.Dr. Gonca Telli YAMAMOTO açılış konuşmasını yaptı. YAMAMOTO mobil iletişim alanındaki gelişmelerin yaşamın her yönünü etkilediğini ve bu konferansta uygulamanın farklı alanlarından gelen konuklarımızın yeni bakış açıları sunacağını ifade etti.
Konferansımızın ilk konuğu İntel’den Sn. Dr. Cenk TEZCAN’dı. Dr. TEZCAN mobil sağlık, tıp bilişimi sektörü hakkında bilgiler verdikten sonra kısa bir film gösterisi ile destekledi aynı zamanda Intelin tanıtım videosu olan bu film yakın gelecekteki mobil teknolojiler hakkında sağlık sektöründe nasıl değişimlerin yaşanacağı hakkında fikir sahibi olmak açısından önemliydi. Dr. TEZCAN mobiliteden ve mobilitenin gelişiminden bahsetti ve mobilitenin sağlık sektörlerinde farklı şekillerde kullanılabildiğinden bahsetti. Dünya verilerine (2007) göre Amerika’da yılda 6 trilyon USD sağlık için harcandığını belirten Tezcan hasta memnuniyetinin bu rakamla doğru orantılı olmadığını da vurguladı. Mobil teknolojilerin sağlık alanında kullanımını örneklerle anlatan Dr Cenk TEZCAN örnek olarak evinde tartılan obez bir hastanın bluetooth yardımıyla diyetisyenine verilerin eşzamanlı ulaştırılmasını verdi. Ayrıca konunun zaman içersinde entegre dijital hastanelere dönüşeceğini vurguladı. TEZCAN sağlık sisteminin şimdiki yapılardan farklı gelişeceğini
• Sağlık hasta odaklı olacağını
• Devlet hastalıkları gidermekten çok hastalıktan insanları korumakla uğraşacağını
• Sağlık konusunun daha kişiselleşeceğini
• Bakımda süreklilik önem kazanacağını
• Teknolojiler yoğunlaşacağını
• Sigorta pirimlerinde sigara içip içmemek, spor yapmak, hastanede tedavi görme sıklığı gibi konuların birebir etkili olacağını vurguladı.
Bu bağlamda TEZCAN farklılaşmanın altını çizerek öğrencilerin kendilerini bir alanda geliştirip uzmanlaştırması ve bu alanda “ farklılaşılmasını” önerdi.
İkinci konuğumuz Turkcell’den gelen Sn Göktuğ GEDİK’di. Göktuğ GEDİK’in konusu son zamanlarda giderek popüler hale gelen Mobil Sosyal Şebekelerdi.
GEDİK mobilitenin kelime anlamını hareket halinde olmak ve mobil sosyal şebeke ise sosyal şebekelere yani facebook, twitter gibi sitelere mobil olarak hareket halindeyken de ulaşabilmek ve cep telefonundan erişebilmek olduğunu belirtti.
Twitter in CEO’sunun “insanların hareket halindeyken daha iyi kararlar almalarını istiyoruz” deyişini vurgulayan GEDİK twitterda günlük 50milyon toplamda ise 1milyar adet tweet yapıldığını ekledi ve bunun mobil sisteme yakınlaştığını da ortaya koydu.
Günümüzde en popüler sosyal şebekelerden biri olan Facebook’ta yaklaşık 400milyon kullanıcı olduğunu bunların 4 te birinin yani 100 milyon kadarının mobil olarak facebook a eriştiğini ifade etti ve bunun giderek yaygınlaşacağını belirtti. Hatta Amerika’da facebooka erişim sayısının google’ı geçerek bir rekor kırdığını ve googledan facebook arama yerine doğrudan facebook açmanın facebook’un mali değerini de büyük ölçüde arttırdığını belirtti.
GEDİK ayrıca bu sitelerin web tabanlı olmalarına rağmen amaçlarının mobil iletişime geçmek olduğuna vurgu yaparak mobil yaşamın kullanım gerekçelerini şu şekilde sıraladı:
• Cihazların yenilenmesi
• Teknolojinin gelişimi
• Gerçek-Zaman olgusu
• Lokasyon
Göktuğ GEDİK mobilitenin, sosyal iletişim ve mobil iletişime uyarlanması ile ilgili bilgileride aktararak konuşmasını tamamladı.
Üçüncü konuğumuz İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü’nden Yrd. Doç.Dr. Fatih GÜRSUL ve Mehmet KORKMAZ’dı. Sunumu gerçekleştiren KORKMAZ bizlere mobil iletişimin eğitime entegrasyonu ile ilgili bilgiler verdi. Mobil sistemlerin 4 nesille daha da gelişeceğini vurgulayan KORKMAZ, eğitim sisteminin çağdaşlaşması sonucu mobil eğitime doğru yol alındığını ve öğrenmenin e-eğitim ve e-öğrenme olarak gerçekleştiğini belirtti. Daha sonra KORKMAZ mobil aygıtlar üzerinden eğitim verilişi ve alınışı, avantajlarından yola çıkılarak kullanıma hazırlığı, farkında olmadan öğrenme, zaman ve mekana karşı bağımsızlık,yaşam boyu öğrenmeyi kapsamasından bahsetti. Bunun yanında dezavantaj olarak mevcut mobil aygıtların ekranlarının detaylı uygulamalar için yetersizliğinin altını çizdi. Çağdaş eğitim yolları olarak:
• Probleme Dayalı Öğrenme
• Aktif Öğrenme
• Öğrenmenin, kalıcı mekana bağlı olarak seviye artışı
• Mobilde e-learning uygulamalarının oluşturulabilitesi ve buna bağlı olarak görsel etkileşime geçilebilineceğini anlatarak konuşmasını bitirdi.
Dördüncü konuğumuz ise, GENERAL MOBİLE Türkiye Müdürü Sn Melih ÇOĞAN’dı.
ÇOĞAN bize mobil yaşamda android platformu hakkında bilgiler verdi. Android işletim sisteminin tarihçesinden bahsetti. Linux işletim sistemi tabanı kullanan, Google ve Open Handset Allience tarafından geliştirilen Android platformunun dünyaya olan etkisinden bahsederek; Apple dışındaki tüm handset operatörlerin desteğini arkasına almasından bahsetti ve bu firmaların birbirleriyle yardımlaşmalarının önemini anlattı.
ÇOĞAN Open-Source yazılıma olanak sağlamasının önemini belirtirken ilk olarak 22 Ekim 2008 yılında satışa çıktığını da belirtti.20 Haziran 2009 ‘da Amerika’yla birlikte Türkiye’de 3. Nesil Android sistemi çift SİMCARD uygulamasıyla DSTL1 olarak satışa çıkmasını açıklayarak; 2010 yılında da 4.0’ın çıkacağını söyledi. Uygulama geliştiricilerin uygulama için para ödememesini önemli bir nokta olarak gösterirken, amaç olarak kıyaslama yerine farklılıkların ortaya konması gereğini ortaya koydu. Ayrıca ÇOĞAN Android’in gelecekte tüm mobil cihazların kalbi olacağını ifade ederek ve konuyala ilgili en geniş uygulamaların Amerika’da bulunduğunu işaret etti. Bu platformda Türkiye’nin bulunmamasının önemli bir eksik olacağını ayrıca belirtti. General Mobile’ın Android sistemini seçme sebeplerini sıralarken bunların belli başlılarını;
-Çift sim card‘la farkını ortaya koymuş olan firmanın yeni hedef olarak Android işletim sistemiyle farklılığını ortaya koyma isteği
-Türkiye’de Android sistemini yaymaya çalışması ve geliştiriciliği arttırması
olarak göstererek General Mobile’nin çok yakında yeni android versiyonlarının piyasaya sunulacağını da belirtti. ÇOĞAN bu konuda yazılım geliştirmek isteyenlere destek olabileceklerinden bahsederek konuşmasını tamamladı.
Konferansımızın son konuğu Mikro Ödeme A.Ş nin kurucusu ve CEO’su Alper AKÇAN’dı. AKÇAN kendi kurduğu şirket olan Mikro ödeme den ve mobil ödeme sisteminden bahsetti.
İhtiyaçları görmenin önemli olduğunu söyleyen AKÇAN, internetin getirdiği avantajların yanında zamanla değişime uğraması ve internette ticaretin beklentileri istediği gibi karşılayamaması sonucu mobil ödemenin ortaya çıktığını anlattı. AKÇAN ayrıca cep telefonu ile ödeme yapma imkanı sağlaması, ek vergilerden muaf olunabilmesi, güvenli, kolay, yaygın ve hızlı olmasıyla beraber kullanım için ekstra ücret ödememe lüksünü sunmasıyla, mobil ödemenin cazip hale gelmesini vurguladı. Kullanım alanlarının olarak oyun satın alma, fiziksel ürünler, aidat, otomatik ödeme sağlayıcılığı ve karşıdan tahsilat olduğunu anlatan akcan sistemin dört çeşit kurgudan oluştuğunu ve bunların;
*WEB, *SMS,*POS,*WEBPOS
olduğunu belirtti. AKÇAN ayrıca yakında Mobil cüzdan uygulamasının başlanacağı müjdesini vererek konuşmasını noktaladı.
Konferansta IPTV konusunda sunulacak oturum konuğumuz Atif Ünaldı rahatsızlığından dolayı katılamadı.
Etiketler:
android,
cep telefonu,
Facebook,
general mobile,
Intel,
m-öğrenme,
m-sağlık,
mikro-ödeme,
mobil pazarlama,
mobil sosyal şebekeler,
mobil yaşam,
mobilite; web,
POS; SMS,
Turkcell,
twitter
17 Mart 2010 Çarşamba
MOBİL YAŞAM VE UYGULAMALARI KONFERANSI DEVAM EDİYOR
Okan Üniversitesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü tarafından düzenlenen “Mobil Yaşam ve Uygulamalar” Konferanslar dizisinin ikincisi 25 Mart 2010 Perşembe Günü Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Osman Hamdi Konferans Salonunda gerçekleştirilecektir. Mobil yaşamdan ayrıntıların tartışılacağı ve örneklerin verileceği konferansta Intel’den Dr. Cenk Tezcan, IPTV Derneği Başkan Yardımcısı Internet Uzmanı Atıf Ünaldı, Turkcell’den Göktuğ Gedik, İstanbul Üniversitesi’nden Yrd. Doç.Dr. Fatih Gürsul, General Mobile’den Melih Çoğan ve Mikro-ödeme’den Alper Akcan gibi değerli konuşmacılar aramızda yer alacaktır. Konuşmacılar özellikle mobil teknolojiler, mobil android uygulamalar, mobil sağlık ve mobil ödeme gibi yaşamımızda yer alan yeni kavramlar üzerinde duracaktır. Konferansa katılım ücretsizdir.
IPTV Derneği; Atıf Ünaldı, IPTV
INTEL;Dr.Cenk Tezcan, Mobil Sağlık
Turkcell;Göktuğ Gedik,Mobil Sosyal Şebekeler
İstanbul Üniversitesi,Yard. Doç. Dr. Fatih Gürsul ve Mehmet Korkmaz, mÖğrenme
General Mobile, Melih Çoğan, Android Platformu
Mikro-Ödeme,Alper Akcan, Mikro-ödeme
Tarih: 25 Mart 2010
Saat:13.30
Yer: Okan Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi
Osman Hamdi Konferans Salonu
Akfırat /Tuzla
İstanbul
Tel: 216-6771630-2001
IPTV Derneği; Atıf Ünaldı, IPTV
INTEL;Dr.Cenk Tezcan, Mobil Sağlık
Turkcell;Göktuğ Gedik,Mobil Sosyal Şebekeler
İstanbul Üniversitesi,Yard. Doç. Dr. Fatih Gürsul ve Mehmet Korkmaz, mÖğrenme
General Mobile, Melih Çoğan, Android Platformu
Mikro-Ödeme,Alper Akcan, Mikro-ödeme
Tarih: 25 Mart 2010
Saat:13.30
Yer: Okan Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi
Osman Hamdi Konferans Salonu
Akfırat /Tuzla
İstanbul
Tel: 216-6771630-2001
Etiketler:
android,
general mobile,
Intel,
IPTV,
Konferans; Okan Üniversitesi,
m-öğrenme,
mikro-ödeme,
mobil sağlık,
mobil sosyal şebekeler,
mobil uygulama,
mobil yaşam,
Turkcell
11 Şubat 2010 Perşembe
PDA veya Smart Phone'ların M-öğrenmedeki yeri
PDA ve smart phone'lar giderek yaşamdaki öğrenmenin önemli bir parçası haline dönüşecekler diyor David Metcalfe II (2006) da yazdığı mLearning başlıklı kitabında.
3G'ye geçilmesiyle internette surf, e-maillerin kontrol edilmesi ya da yaşamdaki organizasyonun ve zamanlamaların kurgulanması çok daha kolay hale dönüşüyor.
M-öğrenmenin kişisel gelişmede görsel unsurların görüldüğü noktada değerlendirilmesi ve kanıtları olduğu gibi ortaya koyabilmesi gibi etkileri öğrenme yapısını da ister istemez klasik öğrenmeye göre farklılaştırırken bunların bir kişiden diğerine iletilmesinin kolaylığı bambaşka sonuçlara varılmasına da yol açacak.
Bilginin değeri paylaşıldıkça artar sözü mobil gereçler sayesinde artık daha da gerçekçi boyuta bürünmeye başlayacak.Elde edilen bilgi özel görevlerde kullanılabilmesinin yanında PDA ve smarphonelar bilgiyle ilgili objelerin elde tutulmasında da önemli bir depolama aracı olarak karşımıza çıkıyor.
3G'ye geçilmesiyle internette surf, e-maillerin kontrol edilmesi ya da yaşamdaki organizasyonun ve zamanlamaların kurgulanması çok daha kolay hale dönüşüyor.
M-öğrenmenin kişisel gelişmede görsel unsurların görüldüğü noktada değerlendirilmesi ve kanıtları olduğu gibi ortaya koyabilmesi gibi etkileri öğrenme yapısını da ister istemez klasik öğrenmeye göre farklılaştırırken bunların bir kişiden diğerine iletilmesinin kolaylığı bambaşka sonuçlara varılmasına da yol açacak.
Bilginin değeri paylaşıldıkça artar sözü mobil gereçler sayesinde artık daha da gerçekçi boyuta bürünmeye başlayacak.Elde edilen bilgi özel görevlerde kullanılabilmesinin yanında PDA ve smarphonelar bilgiyle ilgili objelerin elde tutulmasında da önemli bir depolama aracı olarak karşımıza çıkıyor.
Etiketler:
3G,
Bilgi teknolojileri,
David Metcalfe II,
e-mail,
m-öğrenme,
mobil gereçler,
PDA,
smart phone,
surf
1 Ocak 2010 Cuma
Hoşgeldin 2010
Evet artık yeni bir seneye daha girdik bu sene geçen seneye göre daha iyi olur diye umud ediyorum.
Mobil girişimcilik ve mobil pazarlama konusu bu sene daha da önem kazanacak. Doğrudan müşteriye ulaşılarak mesaj gönderebilme bu alanın en cazip konusu gibi gözüküyor şimdilik. Ama yeni telefonlar ve geliştirilen pek çok uygulama da mobil pazarlamayı geliştirmeye uygun zemin hazırlıyor. Bu sene ülkemizde de bu konuya ilginin artacağı söylenebilir.
M-öğrenme konusu ise yine başka bir boyut ve giderek gelişiyor. Hatta
Learning Technology Newsletter, Vol. 11, Issue 1 & 2, January-April 2009 sayısında konuya özel başlıklar var. Bunlardan bazıları:
*Just-in-time mobile learning model based on context awareness information
*A Mobile Quiz Platform to Challenge Players’ Knowledge on Mobile Devices
*Exploring Students’ Perceptions toward Using Interactive Response System gibi
Daha önceki işlediğimiz konularda Mobil Yaşam Konferansında sunulan Mobil öğrenme ve araştırma konuları da giderek önü açılan konular olacak.Zaten mobil araştırma mobil pazarlama açısından da çok önemli.
Şimdilik kısa bir başlangıçla herkese mutlu, başarılı ve sağlıklı yıllar diliyorum.
Mobil girişimcilik ve mobil pazarlama konusu bu sene daha da önem kazanacak. Doğrudan müşteriye ulaşılarak mesaj gönderebilme bu alanın en cazip konusu gibi gözüküyor şimdilik. Ama yeni telefonlar ve geliştirilen pek çok uygulama da mobil pazarlamayı geliştirmeye uygun zemin hazırlıyor. Bu sene ülkemizde de bu konuya ilginin artacağı söylenebilir.
M-öğrenme konusu ise yine başka bir boyut ve giderek gelişiyor. Hatta
Learning Technology Newsletter, Vol. 11, Issue 1 & 2, January-April 2009 sayısında konuya özel başlıklar var. Bunlardan bazıları:
*Just-in-time mobile learning model based on context awareness information
*A Mobile Quiz Platform to Challenge Players’ Knowledge on Mobile Devices
*Exploring Students’ Perceptions toward Using Interactive Response System gibi
Daha önceki işlediğimiz konularda Mobil Yaşam Konferansında sunulan Mobil öğrenme ve araştırma konuları da giderek önü açılan konular olacak.Zaten mobil araştırma mobil pazarlama açısından da çok önemli.
Şimdilik kısa bir başlangıçla herkese mutlu, başarılı ve sağlıklı yıllar diliyorum.
Etiketler:
cep telefonu,
just in time,
Learning Technology Newsletter,
m-öğrenme,
mobil girişim,
mobil girişimcilik,
mobil pazarlama,
mobil; mobil araştırma
9 Eylül 2009 Çarşamba
Mobil öğrenme'de kullanılabilen cihazlar
Mobil öğrenmede öncelikle taşınabilir bilgisayarlar PDA ler , netbooklar (küçük bilgisayarlar), tabletler akla gelmektedir. Cep telefonları, ipod, ultra-mobil PC'ler gibi araçlar da yine m-öğrenmede yararlanabilen araçlardır. Konuyla ilgili detaylı bilgi http://www.mobilogrenme.net/ den edinilebilir.
Etiketler:
bilgisayar,
cep telefonu,
cihaz; gereç,
ipod,
m-öğrenme,
mobil gereçler,
mobil öğrenme,
mobil telefon,
netbook,
PDA,
tablet PC,
UMPC
29 Ağustos 2009 Cumartesi
m4life
2-4 Eylül Tarihleri arasında İspanya, The Centre de Cultura Contemporània de Barcelona’da (CCCB) gerçekleştirilecek olan mlife 2009 konferansına “M-learning Concepts and Reflections” isimli bildiriyle katılırken aynı zamanda oturum başkanlığını da yürüteceğim.
Detaylı program http://www.m4life.org/newdocuments/mlifepgm.pdf adresinden görülebilir.
Detaylı program http://www.m4life.org/newdocuments/mlifepgm.pdf adresinden görülebilir.
Etiketler:
bildiri,
Ispanya,
konferans,
m-learning,
m-öğrenme,
m4life,
oturum başkanı
11 Temmuz 2009 Cumartesi
Mobile Learning Early Researcher Symposium
Mobile Learning Early Researcher Symposium
Dates and times: 1.00pm on Wednesday 14th to 5.00pm, to Thursday 15th October 2009
(28 hour residential event)
Venue: Learning Lab, Telford Campus, University of Wolverhampton
Cost: £150 per delegate (fully inclusive)
About the Early Researcher Symposium
The Learning Lab presents an opportunity for Early Researchers in the field of mobile learning to present, discuss and evaluate their own work. The event takes place over 28 hours and will bring together the mobile learning early research community, with methodological contributions from eminent academics in the field who will offer support to participants through structured opportunities to discuss their current research. The event format will maximise engagement and encourage the development of a resilient and vibrant research community by building capacity in an area where currently early researchers are thinly spread and where research methods, practices and philosophies are still evolving rapidly.
The symposium is being organised by John Traxler, Director of the Learning Lab, University of Wolverhampton and Prof Mike Sharples, Director of the Learning Sciences Research Institute at the University of Nottingham. The event is endorsed by the International Association for Mobile Learning (IAML) and it is anticipated that there will be opportunities to publish ISBN registered findings which will become available shortly after the event.
Contributors to the event include:
· Dr Peter Lonsdale, University of Nottingham – Mobile Investigative Techniques
· Dr Giasemi Vavoula, Leicester University – Mobile Evaluation
· John Traxler, Learning Lab – Mobile Research Ethics
· Dr Chris Dennett, Learning Lab – Technologies Surgery
· Prof Mike Sharples, University of Nottingham – Theories of Mobile Learning
· Prof Agnes Kukulska-Hulme, Open University – What makes Good Mobile Learning research.
Further information
To register your interest and for further information please contact Abi Redmond at the Learning Lab by 20 July 09: email: Abi.Redmond@wlv.ac.uk, tel: 01902 322362. The full programme and details of the submission and selection process will be advertised shortly.
Abi Redmond
Learning Lab Administrator/Events Co-ordinator
School of Computing and Information Technology
University of Wolverhampton
Telford Campus
Priorslee
Telford
TF2 9NT
Tel: 01902 322362
Fax: 01902 323952
Email: Abi.Redmond@wlv.ac.uk
Web: www.learninglab.org.uk
Dates and times: 1.00pm on Wednesday 14th to 5.00pm, to Thursday 15th October 2009
(28 hour residential event)
Venue: Learning Lab, Telford Campus, University of Wolverhampton
Cost: £150 per delegate (fully inclusive)
About the Early Researcher Symposium
The Learning Lab presents an opportunity for Early Researchers in the field of mobile learning to present, discuss and evaluate their own work. The event takes place over 28 hours and will bring together the mobile learning early research community, with methodological contributions from eminent academics in the field who will offer support to participants through structured opportunities to discuss their current research. The event format will maximise engagement and encourage the development of a resilient and vibrant research community by building capacity in an area where currently early researchers are thinly spread and where research methods, practices and philosophies are still evolving rapidly.
The symposium is being organised by John Traxler, Director of the Learning Lab, University of Wolverhampton and Prof Mike Sharples, Director of the Learning Sciences Research Institute at the University of Nottingham. The event is endorsed by the International Association for Mobile Learning (IAML) and it is anticipated that there will be opportunities to publish ISBN registered findings which will become available shortly after the event.
Contributors to the event include:
· Dr Peter Lonsdale, University of Nottingham – Mobile Investigative Techniques
· Dr Giasemi Vavoula, Leicester University – Mobile Evaluation
· John Traxler, Learning Lab – Mobile Research Ethics
· Dr Chris Dennett, Learning Lab – Technologies Surgery
· Prof Mike Sharples, University of Nottingham – Theories of Mobile Learning
· Prof Agnes Kukulska-Hulme, Open University – What makes Good Mobile Learning research.
Further information
To register your interest and for further information please contact Abi Redmond at the Learning Lab by 20 July 09: email: Abi.Redmond@wlv.ac.uk, tel: 01902 322362. The full programme and details of the submission and selection process will be advertised shortly.
Abi Redmond
Learning Lab Administrator/Events Co-ordinator
School of Computing and Information Technology
University of Wolverhampton
Telford Campus
Priorslee
Telford
TF2 9NT
Tel: 01902 322362
Fax: 01902 323952
Email: Abi.Redmond@wlv.ac.uk
Web: www.learninglab.org.uk
Etiketler:
araştırma;alışkanlık,
Juniper Research,
m-öğrenme,
mobile learning,
mothodology,
sempozyum,
Symposium,
Wolverhampton
3 Temmuz 2009 Cuma
Mob-marketing bir yaşını doldurdu
Merhabalar. Kayıtlardaki geçmişe şöyle bir bakıyordum ki 27.05.2008'de yayına başlamışız. Bir yılı doldurduğumuz gibi üzerinden bir koca ay da geçmiş.
Bu bir yıl içersinde mobil pazarlama açısından birçok gelişmeye şahit olduk hatta bir çoğuna hızla adapte olduk. Artık neredeyse 3G için de hazırız. Zaten anlaşmaları da yapıldı.
Mobil pazarlama kavramı da dünyada gelişmesini sürdürüyor. M-devlet, m-öğrenme, m-sağlık gibi kavramlar tartışılmaya ve sunduğu kolaylıklar ortaya konmaya başlandı.
Demek ki doğru seçim yapmışız. Konu gelecek yıllarda çok daha hızlı bir şekilde yaşamımızı değiştirecek. İş yapma stillerimizi de. Çünkü mobil internet çok hızlı ve kolay kullanılabilecek bir olanağı da beraberinde getiriyor.
Zaten iphone ve blackberry markalarının yeni performanslar sunan çeşitlemeleri de Nokia, Sony Ericsson gibi cep telefonu özelliklerini etkilemeyi sürdürüyor.
Tekrar merhabalar diliyor, yeni gelişmeleri bekliyoruz.
Bu bir yıl içersinde mobil pazarlama açısından birçok gelişmeye şahit olduk hatta bir çoğuna hızla adapte olduk. Artık neredeyse 3G için de hazırız. Zaten anlaşmaları da yapıldı.
Mobil pazarlama kavramı da dünyada gelişmesini sürdürüyor. M-devlet, m-öğrenme, m-sağlık gibi kavramlar tartışılmaya ve sunduğu kolaylıklar ortaya konmaya başlandı.
Demek ki doğru seçim yapmışız. Konu gelecek yıllarda çok daha hızlı bir şekilde yaşamımızı değiştirecek. İş yapma stillerimizi de. Çünkü mobil internet çok hızlı ve kolay kullanılabilecek bir olanağı da beraberinde getiriyor.
Zaten iphone ve blackberry markalarının yeni performanslar sunan çeşitlemeleri de Nokia, Sony Ericsson gibi cep telefonu özelliklerini etkilemeyi sürdürüyor.
Tekrar merhabalar diliyor, yeni gelişmeleri bekliyoruz.
Etiketler:
3G,
blackberry,
IPhone,
iş yapma stili,
kavram,
m-devlet,
m-öğrenme,
m-pazarlama,
m-sağlık,
mobil internet,
mobil pazarlama,
nedir,
Nokia,
sony ericsson,
yaşgünü
Mobil Öğrenme Nedir?
Çok basit tanımıyla mobil gereçlerle sunulan öğrenmeye ve bunu harekete geçiren mekanizmaların programlanmasına mobil öğrenme denir. Mobil öğrenme sağlayıcı gereçler cep telefonları, PDA'lar ve laptop bilgisayarlar, mobil internet gibi kişinin hareket halindeyken de kullanabileceği sabit bir yere bağımlı kalınmayan öğrenme olarak da tarif edilebilir. Ally (2009) ise m-öğrenmeyi herhangi bir yer ve zamanda kablosuz mobil teknolojiler aracılığıyla edinilen bilgiler olarak tarif etmektedir.
Etiketler:
cep telefonu,
m-öğrenme,
mobil gereçler,
mobil internet,
mobil öğrenme,
mobil teknoloji,
öğrenme,
PDA
2 Temmuz 2009 Perşembe
M-Öğrenme Avantaj ve Dezavantajları
Mobil öğrenmenin sağladığı avantajlar kısaca aşağıdaki gibidir:
• Bilgi toplumunu oluşturan bireylerin sürekli öğrenmeleri için platform oluşturmak
• Öğrenmenin hızlanmasını ve çeşitlenmesini sağlamak
• Öğrenen ve öğreten etkileşimini arttırmak
• Öğrenen merkezli bir öğrenme sağlamak
• Karmaşık durumlarda hızlı çözümlere gidilebilmesini çünkü kaynaklara erişimi temin etmek
• Her yaşta, yerde ve durumda istenildiği taktirde öğrenmeyi sağlamak
• Eğlence ve öğrenme kavramlarının yakınlaşmasını sağlamak
• Öğrenmede fırsat eşitliği sunmak gibi belirtilebilir.
Mobil öğrenmede karşılaşılacak sorunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:
• Kopya çekmede kolaylık
• Teknolojiye eğilimli öğrencilere, eğilimli olmayan öğrencilere göre avantajlar sunmak
• Teknolojiye eğilimlerine göre grupları duygusal anlamda ayrıştırmak
• Kullanılacak medyanın yeniden formatlanması ve düzenlenmesi ihtiyacı
• Yeni çoklu interaktif sistemlerin oluşturulmasına olan ihtiyaç
• Hızlı değişim yüzünden bazı içeriklerin çok hızlı bir sürede eskimesi ve sürekli yenilemeye olan ihtiyaç
• Yüzeysel bilgi yoğunluğu sağlanırken derinleşme konusunda yaşanan zorluklar
• Klasik tarzda yapılan eğitimi uyumlaştırma konusunda oluşacak tepkiler.
• Bilgi toplumunu oluşturan bireylerin sürekli öğrenmeleri için platform oluşturmak
• Öğrenmenin hızlanmasını ve çeşitlenmesini sağlamak
• Öğrenen ve öğreten etkileşimini arttırmak
• Öğrenen merkezli bir öğrenme sağlamak
• Karmaşık durumlarda hızlı çözümlere gidilebilmesini çünkü kaynaklara erişimi temin etmek
• Her yaşta, yerde ve durumda istenildiği taktirde öğrenmeyi sağlamak
• Eğlence ve öğrenme kavramlarının yakınlaşmasını sağlamak
• Öğrenmede fırsat eşitliği sunmak gibi belirtilebilir.
Mobil öğrenmede karşılaşılacak sorunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:
• Kopya çekmede kolaylık
• Teknolojiye eğilimli öğrencilere, eğilimli olmayan öğrencilere göre avantajlar sunmak
• Teknolojiye eğilimlerine göre grupları duygusal anlamda ayrıştırmak
• Kullanılacak medyanın yeniden formatlanması ve düzenlenmesi ihtiyacı
• Yeni çoklu interaktif sistemlerin oluşturulmasına olan ihtiyaç
• Hızlı değişim yüzünden bazı içeriklerin çok hızlı bir sürede eskimesi ve sürekli yenilemeye olan ihtiyaç
• Yüzeysel bilgi yoğunluğu sağlanırken derinleşme konusunda yaşanan zorluklar
• Klasik tarzda yapılan eğitimi uyumlaştırma konusunda oluşacak tepkiler.
Etiketler:
7/24,
avantaj,
dezavantaj,
kopya,
m-öğrenme,
mobil öğrenme,
okuma devrimi,
öğrenci,
teknoloji
4 Haziran 2009 Perşembe
I.ULUSAL MOBİL DEVLET KONFERANSININ ARDINDAN
2000’li yılların başından itibaren internetin yaşamımızın bir parçası haline dönüşmesiyle başlayan bir değişim sözkonusu oldu. ABD’nin önemli gelecek bilimcileri arasında yer alan Alvin Toffler 1984 yılında yazdığı Üçüncü Dalga adlı kitabında birinci dalgayı Tarım Toplumu, İkinci dalgayı Sanayi Toplumu ve üçüncü dalgayı Bilgi Toplumu olarak nitelendirmektedir.
Bilgi toplumuna geçiş aslında ciddi bir hazırlık gerektirmektedir. Bilgi toplumu en basit tanımıyla bilgiye dayalı toplum olarak ifade edilebilir (Aktaş, 2009). Bu durum yine Aktaş’ın ifadesiyle bir anlamda 90’lı yıllardan sonra insanı yeniden tanımlanmasıdır. Ayrıca, e-devlet, e-kitap, e-sağlık, e-belediye gibi birkaç yıl önce önüne e koyulan kavramlar bugün mobile dönüşmektedir. O yüzden biz konuyu artık mobil devlet anlamında da ele almak gerekmektedir.
Kısa bir geçmişten bahsedecek olursak e-yönetişim (e-governance olarak da geçer) bir devlet yapısı içersinde açıklık, saydamlık getiren ve rüşvet ve yolsuzluğu engelleyen bir altyapı sağlamak devlet, kamu, özel sektör ve vatandaş boyutlarını ele alarak değerlendirebilen bir yönetim tarzıdır. Bu tarz projeler 1990'lı yıllarda önce Amerika'da başlamış bu hareketi AB Ülkeleri, ve Japonya takip etmiştir. Türkiye’de AB’ye giriş süreci içersinde 2003'ten itibaren E-Türkiye projesi olarak devam etmiştir. Ancak bu çalışmalar dünyanın diğer ülkelerinin çoğunda olduğu gibi çok etkin olarak sürdürülememiştir.
Günümüzde yaklaşık 72 milyon nüfusa sahip olan ülkemizdeki mobil ya da cep telefon abone sayısı 150 milyon kişi yani neredeyse nüfusun iki mislidir. Ayrıca cep telefonları bilgisayarlara göre bazı farklı özellikler taşımaktadırlar. Neredeyse beş yaşın altındaki çocuklar hariç (bazen onlar da dahi oluyor) herkesin cep telefonu bulunmaktadır. Cep telefonu yaklaşık 20 sene içersinde bir uzvumuz haline gelmiştir. 7 gün 24 saat uygun olunan her noktadan kullanılabilme ve dünyanın neredeyse her köşesiyle irtibat kurabilme ve mesaj gönderebilme gibi özelliklere sahip olan gereçler bilgisayar özellikleri ile de donandıktan sonra dünyanın kapılarının insanın eline geçmesi aslında an meselesi olarak görülmektedir.
Bu ve benzeri özellikler ile donanmış mobil devlet ve m-uygulamalar sayesinde e-devletteki başarısızlıkları başarıya çevirmek de mümkün olabilir. Kısacası m-devlet bir anlamda hayatımızda oluşan yeni bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Üstelik bütün bu yenilikler Avrupa’yla neredeyse eşzamanlı olarak hayatımıza girdiği için son derece önemli olarak nitelendirilmelidir. Üstelik ülke nüfusunun yaklaşık olarak yarısının 28 yaşın altında olması ve neredeyse herkesin bu cihazlara sahip olması e-devlet hizmetlerinin mobil ortamdan sunulması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.
Tabii e-devlet uygulamaları da giderek gelişmektedir. Ama e- devletteki gerek kullanıcıların hazır olmamaları gibi konular (bilgisayar okuryazarlığı azlığı, altyapıda yaşanan zorluklar, bireylerin değişim süreci vb) yüzünden e-devlet uygulamalarına göre m-devletin insanlarımıza daha yakın ve daha kolay olabileceğinin göstergesidir. Ayrıca Türkiye e-devlet konusunda Birleşmiş Milletlerin E-hazırlık (e-readiness)konusundaki endeksine göre 2008 yılında 76. sırada yerini almaktadır.
Mobil devlet kamu kurumlarının stratejik bir yaklaşımla, mobil telefon, PDA (Kişisel Dijital Asistan) el ve dizüstü bilgisayarlar gibi taşınabilir gereçlerle bu tür araçların çalışmasına izin veren her türlü yazılım, kablosuz ve mobil ağ altyapılarının kullanılmasına yönelik faaliyetleri içerir (Kushchu, 2009). Mobil devlet sadece teknolojik yaklaşımları değil mobil teknolojilerin kurumlar ve halk için yarar sağlamasına yönelik yaklaşımlarını kapsar. Kısacası Devletin mobili olur mu diye sorarsanız evet olur zaten aslında devletin varlığının varoluş sebepleri arasında çoğulcu demokrasilerde “Halka hizmet etmek vardır” ve bireyler bilinçlendikçe bu tür hizmetleri talep eder hale gelmişlerdir. Çünkü bilgi bir güç ve kuvvet getirmektedir.
28-29 Mayıs Tarihleri arasında gerçekleşen konferans mobil devlet konusunun gündeme alınması ve tartışılmaya başlanması açısından önemli bir yeri olan bir konferans olarak değerlendirilmelidir. M-devlet zaten e-devletin kaçınılmaz geleceği olarak düşünülmelidir. M-devlet ağırlıklı olarak eğitim, sağlık, güvenlik gibi alanların aynında iş bulma yerleştirme benzeri kavramları hatta mobil turizm, mobil ödeme, mobil çalışma , mobil otopark, mobil imza gibi konuları da gündemimize getirmektedir. Şu aşamada genelde SMS altyapısı ile bilgilendirme gibi konular ağırlık kazansa da GPS (Coğrafik Konumlandırma Sistemi) gibi sistemlerinde kullanıldığı çok başarılı uygulamalar mevcuttur.
Özellikle M-devlet finasal olarak çok büyük yarar sağlamakta yeni finansal araçları da beraberinde getirmektedir. M-öğrenme gibi kavramlarla aynı zamanda bilgi eşitliği sağlayarak dijital bölünme ve bilgi uçurumu denilen ve kişiler arasındaki bir tür eşitsizliği yaratılmaması için de etkili olabilecek bir yapı sağlanabilir.
Bilgi toplumuna geçiş aslında ciddi bir hazırlık gerektirmektedir. Bilgi toplumu en basit tanımıyla bilgiye dayalı toplum olarak ifade edilebilir (Aktaş, 2009). Bu durum yine Aktaş’ın ifadesiyle bir anlamda 90’lı yıllardan sonra insanı yeniden tanımlanmasıdır. Ayrıca, e-devlet, e-kitap, e-sağlık, e-belediye gibi birkaç yıl önce önüne e koyulan kavramlar bugün mobile dönüşmektedir. O yüzden biz konuyu artık mobil devlet anlamında da ele almak gerekmektedir.
Kısa bir geçmişten bahsedecek olursak e-yönetişim (e-governance olarak da geçer) bir devlet yapısı içersinde açıklık, saydamlık getiren ve rüşvet ve yolsuzluğu engelleyen bir altyapı sağlamak devlet, kamu, özel sektör ve vatandaş boyutlarını ele alarak değerlendirebilen bir yönetim tarzıdır. Bu tarz projeler 1990'lı yıllarda önce Amerika'da başlamış bu hareketi AB Ülkeleri, ve Japonya takip etmiştir. Türkiye’de AB’ye giriş süreci içersinde 2003'ten itibaren E-Türkiye projesi olarak devam etmiştir. Ancak bu çalışmalar dünyanın diğer ülkelerinin çoğunda olduğu gibi çok etkin olarak sürdürülememiştir.
Günümüzde yaklaşık 72 milyon nüfusa sahip olan ülkemizdeki mobil ya da cep telefon abone sayısı 150 milyon kişi yani neredeyse nüfusun iki mislidir. Ayrıca cep telefonları bilgisayarlara göre bazı farklı özellikler taşımaktadırlar. Neredeyse beş yaşın altındaki çocuklar hariç (bazen onlar da dahi oluyor) herkesin cep telefonu bulunmaktadır. Cep telefonu yaklaşık 20 sene içersinde bir uzvumuz haline gelmiştir. 7 gün 24 saat uygun olunan her noktadan kullanılabilme ve dünyanın neredeyse her köşesiyle irtibat kurabilme ve mesaj gönderebilme gibi özelliklere sahip olan gereçler bilgisayar özellikleri ile de donandıktan sonra dünyanın kapılarının insanın eline geçmesi aslında an meselesi olarak görülmektedir.
Bu ve benzeri özellikler ile donanmış mobil devlet ve m-uygulamalar sayesinde e-devletteki başarısızlıkları başarıya çevirmek de mümkün olabilir. Kısacası m-devlet bir anlamda hayatımızda oluşan yeni bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Üstelik bütün bu yenilikler Avrupa’yla neredeyse eşzamanlı olarak hayatımıza girdiği için son derece önemli olarak nitelendirilmelidir. Üstelik ülke nüfusunun yaklaşık olarak yarısının 28 yaşın altında olması ve neredeyse herkesin bu cihazlara sahip olması e-devlet hizmetlerinin mobil ortamdan sunulması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.
Tabii e-devlet uygulamaları da giderek gelişmektedir. Ama e- devletteki gerek kullanıcıların hazır olmamaları gibi konular (bilgisayar okuryazarlığı azlığı, altyapıda yaşanan zorluklar, bireylerin değişim süreci vb) yüzünden e-devlet uygulamalarına göre m-devletin insanlarımıza daha yakın ve daha kolay olabileceğinin göstergesidir. Ayrıca Türkiye e-devlet konusunda Birleşmiş Milletlerin E-hazırlık (e-readiness)konusundaki endeksine göre 2008 yılında 76. sırada yerini almaktadır.
Mobil devlet kamu kurumlarının stratejik bir yaklaşımla, mobil telefon, PDA (Kişisel Dijital Asistan) el ve dizüstü bilgisayarlar gibi taşınabilir gereçlerle bu tür araçların çalışmasına izin veren her türlü yazılım, kablosuz ve mobil ağ altyapılarının kullanılmasına yönelik faaliyetleri içerir (Kushchu, 2009). Mobil devlet sadece teknolojik yaklaşımları değil mobil teknolojilerin kurumlar ve halk için yarar sağlamasına yönelik yaklaşımlarını kapsar. Kısacası Devletin mobili olur mu diye sorarsanız evet olur zaten aslında devletin varlığının varoluş sebepleri arasında çoğulcu demokrasilerde “Halka hizmet etmek vardır” ve bireyler bilinçlendikçe bu tür hizmetleri talep eder hale gelmişlerdir. Çünkü bilgi bir güç ve kuvvet getirmektedir.
28-29 Mayıs Tarihleri arasında gerçekleşen konferans mobil devlet konusunun gündeme alınması ve tartışılmaya başlanması açısından önemli bir yeri olan bir konferans olarak değerlendirilmelidir. M-devlet zaten e-devletin kaçınılmaz geleceği olarak düşünülmelidir. M-devlet ağırlıklı olarak eğitim, sağlık, güvenlik gibi alanların aynında iş bulma yerleştirme benzeri kavramları hatta mobil turizm, mobil ödeme, mobil çalışma , mobil otopark, mobil imza gibi konuları da gündemimize getirmektedir. Şu aşamada genelde SMS altyapısı ile bilgilendirme gibi konular ağırlık kazansa da GPS (Coğrafik Konumlandırma Sistemi) gibi sistemlerinde kullanıldığı çok başarılı uygulamalar mevcuttur.
Özellikle M-devlet finasal olarak çok büyük yarar sağlamakta yeni finansal araçları da beraberinde getirmektedir. M-öğrenme gibi kavramlarla aynı zamanda bilgi eşitliği sağlayarak dijital bölünme ve bilgi uçurumu denilen ve kişiler arasındaki bir tür eşitsizliği yaratılmaması için de etkili olabilecek bir yapı sağlanabilir.
Etiketler:
Alvin Toffler,
bilgi toplumu,
cep telefonu,
dijital jenerasyoni 7/24,
e-yönetişim,
GPS,
m-devlet,
m-öğrenme,
mobil ağ,
mobil devlet,
mobil imza,
PDA,
satış; SMS,
Tanım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)