Bu aralar blogumda yayınladığım video ve yazılar geçmişte katıldığım toplantılarda çekilmiş ancak o dönemde yayına girmemiş olan konuşmalarım. Yeni jenerasyonu (milenyum jenerasyonu) epey tartışmışız. Gerçekten öğrenme ciddi bir değişimin içersinde bunun sebebi dijital gereçlerle e-öğrenmenin en az yüz yüze öğrenme kadar faydalı olduğunun anlaşılması.
Şirketler ise gerek kurumsal tasarruf gerekse elemanlarının bireysel gelişmeleri için e-öğrenmeye ayrı bir kategoriye aldılar. Çünkü organizasyon anlamında tüm birimleri ve çalışanları bir araya getirmek bazı işlerin otomatik olarak engelliyor. E-öğrenme ise buna başka boyut katıyor.
Dijitalleşmenin getirdiğibir başka unsur öğrenmenin istenilen hızda edinilebilmesi. Çabuk çabuk veya yavaş bu kullanıcı tarafına bırakılıyor.
E-öğrenme giderek daha da insana yakınlaşıyor, hatta insanın cebinde elinde dolaşıyor. Bunda mobil araçlarıın etkisi çok büyük. Buradaki önemli nokta ise içeriklerin tüketimi sonucunda yeni yaratıcı içerik eksikliği benzer konu ve bilgilerin dönmesi. Oysaki bilgi toplumunda bunun epey bir süre geliştikten sonra olgunluğa ulaşması lazım.
Bu vesileyle hepinize bol öğrenmeli günler dilerim...
Bu blog pazarlama üzerine kurulan bir blogdur. Genelde pazarlamada ve teknolojideki yeni yaklaşımlar alınmakla birlikte özelde "mobil pazarlama" konuları üzerinde durulacaktır. Son zamanın parlayan yıldızı mobil pazarlama ile ilgilenenler için de zevkle takip edilecek bir blog olması beklenmektedir. ______________________________________
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Aralık 2015 Cuma
Eskileri gözden geçirip ileriye bakmak
Etiketler:
bilgi toplumu,
blog,
çalışan,
dijital teknoloji,
e-öğrenme,
milenyum jenerasyonu,
mobil,
olgunluk,
öğrenme,
şirket,
tasarruf,
video,
Yeni jenerasyon
7 Haziran 2015 Pazar
E-öğrenme, video ve blog
Eğitim gün gün dijital dünyaya kayıyor. Bireyler artık dijital ortamın gerçekten işe yarar bir öğrenme aracı olabileceğinin farkına vardılar. Bunda mobil gereçlerle internete girebilme özelliğinin büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum.
Mobil ortamda her an her yerden iletişim kurabilme serbestisi elbetteki internetle buluşunca güzel sonuçları oldu. E-öğrenme dendiğinde bireyin bilgiye zaman ve mekandan bağımsız olarak eş zamanlı ya da farklı zamanlarda erişmesini ve öğrenmesini sağlamak amacıyla dijital ortamlarda internet ve benzeri iletişim teknolojilerini kullanarak gerçekleşen öğrenme biçimi akla gelmektedir. Günümüzde e-öğrenme ön plana çıkarken video kanalının da çok hızlı bir şekilde gelişmesi söz konusu oluyor.
Çünkü video hem görsel hem de işitsel ögelerin kolaylıkla kullanılabildiği bir araç. Üstelik en fazla video yüklenen ve izlenen Youtube #Eğitim hashtag'i ile çok ciddi bir gelişim içersinde. Uzman TV'de Türkiye'den iyi bir örnek.
Mobil ortamda her an her yerden iletişim kurabilme serbestisi elbetteki internetle buluşunca güzel sonuçları oldu. E-öğrenme dendiğinde bireyin bilgiye zaman ve mekandan bağımsız olarak eş zamanlı ya da farklı zamanlarda erişmesini ve öğrenmesini sağlamak amacıyla dijital ortamlarda internet ve benzeri iletişim teknolojilerini kullanarak gerçekleşen öğrenme biçimi akla gelmektedir. Günümüzde e-öğrenme ön plana çıkarken video kanalının da çok hızlı bir şekilde gelişmesi söz konusu oluyor.
Çünkü video hem görsel hem de işitsel ögelerin kolaylıkla kullanılabildiği bir araç. Üstelik en fazla video yüklenen ve izlenen Youtube #Eğitim hashtag'i ile çok ciddi bir gelişim içersinde. Uzman TV'de Türkiye'den iyi bir örnek.
Youtube'da okul öncesi eğitimden ilköğretim bilgilerine üniversiteye sosyal bilimler gibi konulara hatta hayat boyu öğrenmeye kadar seçenekler sunuluyor. Bunların bir kısmı şuan lüzumsuz bilgi gibi görünse de gelecekte bireyler tarafından kategorize edilerek anlamlı hale getirilecek.
O zaman gerçekten birey tarafından istenilen miktarda ve istenilen şekilde öğrenme sağlanabilecek. Burada illaki öğreticinin canlı olarak sunum yapmasına da gerek kalmıyor. Yepyeni ve etkili bir araç, etkilerini çok yakında göreceğiz, eğer kurumlar ve bireyler kendilerini e-öğrenme konusunda geliştirme konusunda geliştirmezlerse dünyadan çok kopuk kalacaklar.
Öte yandan e-öğrenme iş geliştirme, işini büyütme, satış, pazarlama, finansman, yönetimdeki boşlukları aşma ve sorunlarla başa çıkabilme gibi pek çok konuda KOBİ’lerin sahiplerine, yöneticilerine ve çalışanlarına son derece çevik davranmalarını sağlayan bir yöntem İstanbul gibi Metropol olan şehirlerde de öğrenmek için bir yerden başka yere gitmeye gerek duyulmaksızın bir tuş veya bir parmak uzakta olunca çok da anlamlı oluyor.
Wikiler ve Bloglar da gelecekte e-öğrenme araçları içinde ciddiyetle kullanılacaklar, örneğin benim mob-marketing blogumun da bu noktada önemli bir blog olacağını düşünmekteyim. Bakalım gelecek bizlere ne getirecek.
O zaman gerçekten birey tarafından istenilen miktarda ve istenilen şekilde öğrenme sağlanabilecek. Burada illaki öğreticinin canlı olarak sunum yapmasına da gerek kalmıyor. Yepyeni ve etkili bir araç, etkilerini çok yakında göreceğiz, eğer kurumlar ve bireyler kendilerini e-öğrenme konusunda geliştirme konusunda geliştirmezlerse dünyadan çok kopuk kalacaklar.
Öte yandan e-öğrenme iş geliştirme, işini büyütme, satış, pazarlama, finansman, yönetimdeki boşlukları aşma ve sorunlarla başa çıkabilme gibi pek çok konuda KOBİ’lerin sahiplerine, yöneticilerine ve çalışanlarına son derece çevik davranmalarını sağlayan bir yöntem İstanbul gibi Metropol olan şehirlerde de öğrenmek için bir yerden başka yere gitmeye gerek duyulmaksızın bir tuş veya bir parmak uzakta olunca çok da anlamlı oluyor.
Wikiler ve Bloglar da gelecekte e-öğrenme araçları içinde ciddiyetle kullanılacaklar, örneğin benim mob-marketing blogumun da bu noktada önemli bir blog olacağını düşünmekteyim. Bakalım gelecek bizlere ne getirecek.
25 Şubat 2014 Salı
DELİ EDEN PAZARLAMA (Out of mind marketing)
Değerli Prof. Dr. İsmail Kaya'nın özenle hazırladığı bloguna katkıda bulunmak bana gurur verdi. Bu tarz tanımlamaları daha sık yapmak ve yeni oluşan durum ve kavramları ortaya koymak önemli diye düşünüyorum. diğer akademisyen arkadaşlara da tavsiye ederim. Aklını kaçırmış Pazarlama yerine 'Deli eden Pazarlama' adını da Prof. Dr. İsmail Kaya önerdi. Bence hocamızın önerisiyle kavram daha da yerini buldu.
Out of Mind Marketing (aklını kaçırmış pazarlama) yani pazarlama veya satış yaparken pazarlama konusunda olmayacak eylemler yapmak müşterinin beklentisi dışında her türlü sonucu sunmak ve böylece müşteriyi elde tutacağını sanmak müşteriye yapılmaması gereken davranışları ortaya koymak sonunda da bundan sonuç alacağını ummaktır. Ama sonunun nafile olacağı açıktır.
Hepinize bilgili günler dilerim...
Out of Mind Marketing (aklını kaçırmış pazarlama) yani pazarlama veya satış yaparken pazarlama konusunda olmayacak eylemler yapmak müşterinin beklentisi dışında her türlü sonucu sunmak ve böylece müşteriyi elde tutacağını sanmak müşteriye yapılmaması gereken davranışları ortaya koymak sonunda da bundan sonuç alacağını ummaktır. Ama sonunun nafile olacağı açıktır.
Hepinize bilgili günler dilerim...
29 Mart 2013 Cuma
Gençler ve Sosyal Medya
İzmir Saint Joseph Lisesi 6. Rehberlik Sempozyumundaki sunum
19 Haziran 2012 Salı
Social Media
11 Mayıs 2012 Cuma
Blogumuzu 15000 kişi izledi nice 150000lere
Bugün 15000 izleyiciyi aşmanın keyfini yaşadım. Blogumu açtığımdan bu yana 15000 kişiye ulaşmış olmak çok güzel bir duygu.Tabii vakit ayırıp daha fazla konuda yazı girişleri yapabilsem çok daha fazla izleyici tarafından görülebileceği çok açık. Bloglar çok etkili araçlar çünkü yazılarımı sadece Türkiye'den değil, ABD'den İngiltere, Hollanda, Almanya, Rusya gibi gelişmiş ülkeler Malezya, Taiwan gibi gelişmekte olan ülkeler ve çeşitli Afrika ülkelerinden bile takip edenler olduğunu görmek işin uluslararası bir payı olduğunu da ayrıca ortaya koyuyor. Okurların ve izleyicilerin sayısının artması konuya gösterilen ilginin de arttığının göstergesi aslında. Bugün kendi kendime 'Doğru bir konu seçmişsin'dedim.
Yine bu aralar twitter'e biraz kafayı taktım. Sıklıkla tweet atıyorum.https://twitter.com/#!/goncatelli Ancak daha genele hitap eden şakavari yoğun bir çaba şu an benim için. Ama Mayıs ayı neredeyse bir yıldönümüne daha gelmek üzereyiz.Hepinize güzel günler dilerim.
24 Aralık 2011 Cumartesi
CROWDSOURCING
Gelişen internet altyapısı ile birlikte Web 2.0 altyapısı dünyadaki tüm kullanıcıların hizmetine sunulmuştur. Bu durum kullanıcıların tek yönlü bilgi paylaşımından çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşmasına olanak sağlamış ve oluşan yeni medya türü sosyal medya olarak adlandırılmıştır. Web 2.0 internet kullanıcılarının kolayca kullanabilecekleri bir yapıdır ve çevrimiçi paylaşım araçları ve web sitelerini süreç için kullanan altyapıya sahiptir. Söz konusu altyapı ile en pasif insanlar bile en azından beğenmek, paylaşmak ve yorumlamak suretiyle içeriklerin çok daha fazla kişiye ulaşmasına olanak sağlayabilmektedir. Bu sayede normal yapılarda oluşmayacak türde olağanüstü seviyede işbirliği ya da anlamlı değişimler meydana gelebilmektedir.
Boyd ve Ellison’a göre (http://www.danah.org/papers/JCMCIntro.pdf) sosyal ağlar bireylerin (1) toplumsal veya yarı toplumsal anlamda bağlı bir sistem yapısı oluşturmalarını sağlayan (2) birbirleriyle bağlantı paylaşan diğer kullanıcılarla açık ve anlaşılır bir iletişim sağlayan (3) sistem içersinde oluşan bağlantıların listesinin üzerinden geçebilmesini sağlayan sistemlerdir. Bu ilişkisel yapılar ve terminoloji siteden siteye farklılaşabilir.
Crowdsourcing kavramı, topluluğun fikirlerinin ve çözümlerinin bireylerinkinden daha anlamlı ve isabetli olacağına dair bir mantıktan yani ortak akıl mantığından yola çıkmaktadır. Crowdsourcing sayesinde kamuoyunun otomatikman oluşması beklenmektedir. Crowdsourcing ile oluşturulacak bir sistemde konuya ilgili bireylerin desteklediği bir ortak akıl yapısı meydana gelecektir. Ortak akıl da sinerjik bir işleyiş meydana getirdiğinden herkesin kazançlı çıktığı bir yapı oluşacaktır.
Örneğin Tweetalyser öğeleri bilimsel süreçlerle depolayan ve sonra öneri için kullanılan kullanıcı tweet'leri ve özleri içine alan bir sistem olarak önerilmiştir (Montebello, Camilleri ve Refalo, 2011, s.356). Sistemde uygun bilimsel algoritmalar ile birlikte, düşük ayak izi olan sosyal ağ API'leri ve üçüncü parti teknolojileri kullanarak, oluşan veri madeninden yararlanılmasını kolaylaştırmaktadır. Tweetalyser gibi sistemler doğru sunulduklarında gerçek bilgiyi ortaya çıkarmak mümkün olabilmektedir. Tweetalyser gibi sosyal ağ bakış açısıyla oluşturulacak ‘crowdsourcing’ uygulamaları çeşitli olaylara katılımda ve fikir geliştirme konusunda giderek artan bir potansiyele sahiptir. Aynı zamanda, müthiş bir bilgi sistemi oluşturmak ve ortak akıl yürütmek için yararlı veri öğeleri açmak da konuyla ilgilenenleri çekmektedir.
Bu tarz hizmetler yeni ve işbirlikçi bir model olarak hizmet vermek amacıyla bilgi ve deneyim paylaşımına yönelik, anında haberleşmenin tüm şekillerde kullanılmasını sağlayacak pratik yöntemleri içeren bir blog oluşturulması ve bu blogda yurttaş paylaşımlarının sağlanması şeklinde gerçekleşebilmektedir. Yurttaşlara güncel bilgileri takip etme imkanı sağlayan blog içersinde örneğin acil durumlarla ilgili veya gelecekteki iletişim sistemi ile ilgili durumlar sunulabilir ve yurttaşların konuyla ilgili değerlendirmelerine başvurulabilir. Buradaki önemli noktalardan biri iletişimin çift yönlü olarak gerçekleştirilmesidir. Bu sayede konu sadece kamusal bir kaygı olmaktan çıkmakta yurttaşın girişime dahil edilmesiyle daha geniş kitleden gelecek fikirlerle sözkonusu ihtiyaca çözüm bulunması hedeflenmektedir. Örneğin Avustralya acil 2.0 wiki blogu sayesinde özellikle o bölgede Kasım aylarında Avustralya’da meydana gelen sel, hortum, yangın gibi doğal veya diğer felaketlerde konunun boyutlarının kamuyla ilişkili acil servis, hükümet ile ilişkiler, iletişim aracıları, ticaret, bilişim ve iletişim teknolojileri, gönüllü teknik topluluklar, eğitim, medya dahil, toplumun tüm kesimleriyle işbirliği içinde değerlendirilmesi planlanmıştır. Kısacası ‘crowdsourcing’ mantığının kullanılarak, tedbirlerin ve iletişimin arttırılması konuları üzerinde durulmaktadır.
Öte yandan Howe’e göre (2008: 230) eğer crowdsourcing yapılmak isteniyorsa bunda yapılmaya değer bulunan herhangi bir iş en küçük parçalarına bölünerek modülerlik oluşturulmalıdır.
Kaynaklar:
Boyd, D.M. ve Ellison N.B. (2007). Social Network Sites: Definition, History, and Scholarship http://www.danah.org/papers/JCMCIntro.pdf.
Howe, J. (2008). Crowdsourcing, İstanbul: Koç Sistem Yay.
Montebello, M., Camilleri, V. ve Refalo, M. (2011). Tweetalyser: A Twitter Based Data Mining System with Recommendation Capabilities, 10th World Conference on Mobile and Contextual Learning Proceedings, Pekin, Çin.
Boyd ve Ellison’a göre (http://www.danah.org/papers/JCMCIntro.pdf) sosyal ağlar bireylerin (1) toplumsal veya yarı toplumsal anlamda bağlı bir sistem yapısı oluşturmalarını sağlayan (2) birbirleriyle bağlantı paylaşan diğer kullanıcılarla açık ve anlaşılır bir iletişim sağlayan (3) sistem içersinde oluşan bağlantıların listesinin üzerinden geçebilmesini sağlayan sistemlerdir. Bu ilişkisel yapılar ve terminoloji siteden siteye farklılaşabilir.
Crowdsourcing kavramı, topluluğun fikirlerinin ve çözümlerinin bireylerinkinden daha anlamlı ve isabetli olacağına dair bir mantıktan yani ortak akıl mantığından yola çıkmaktadır. Crowdsourcing sayesinde kamuoyunun otomatikman oluşması beklenmektedir. Crowdsourcing ile oluşturulacak bir sistemde konuya ilgili bireylerin desteklediği bir ortak akıl yapısı meydana gelecektir. Ortak akıl da sinerjik bir işleyiş meydana getirdiğinden herkesin kazançlı çıktığı bir yapı oluşacaktır.
Örneğin Tweetalyser öğeleri bilimsel süreçlerle depolayan ve sonra öneri için kullanılan kullanıcı tweet'leri ve özleri içine alan bir sistem olarak önerilmiştir (Montebello, Camilleri ve Refalo, 2011, s.356). Sistemde uygun bilimsel algoritmalar ile birlikte, düşük ayak izi olan sosyal ağ API'leri ve üçüncü parti teknolojileri kullanarak, oluşan veri madeninden yararlanılmasını kolaylaştırmaktadır. Tweetalyser gibi sistemler doğru sunulduklarında gerçek bilgiyi ortaya çıkarmak mümkün olabilmektedir. Tweetalyser gibi sosyal ağ bakış açısıyla oluşturulacak ‘crowdsourcing’ uygulamaları çeşitli olaylara katılımda ve fikir geliştirme konusunda giderek artan bir potansiyele sahiptir. Aynı zamanda, müthiş bir bilgi sistemi oluşturmak ve ortak akıl yürütmek için yararlı veri öğeleri açmak da konuyla ilgilenenleri çekmektedir.
Bu tarz hizmetler yeni ve işbirlikçi bir model olarak hizmet vermek amacıyla bilgi ve deneyim paylaşımına yönelik, anında haberleşmenin tüm şekillerde kullanılmasını sağlayacak pratik yöntemleri içeren bir blog oluşturulması ve bu blogda yurttaş paylaşımlarının sağlanması şeklinde gerçekleşebilmektedir. Yurttaşlara güncel bilgileri takip etme imkanı sağlayan blog içersinde örneğin acil durumlarla ilgili veya gelecekteki iletişim sistemi ile ilgili durumlar sunulabilir ve yurttaşların konuyla ilgili değerlendirmelerine başvurulabilir. Buradaki önemli noktalardan biri iletişimin çift yönlü olarak gerçekleştirilmesidir. Bu sayede konu sadece kamusal bir kaygı olmaktan çıkmakta yurttaşın girişime dahil edilmesiyle daha geniş kitleden gelecek fikirlerle sözkonusu ihtiyaca çözüm bulunması hedeflenmektedir. Örneğin Avustralya acil 2.0 wiki blogu sayesinde özellikle o bölgede Kasım aylarında Avustralya’da meydana gelen sel, hortum, yangın gibi doğal veya diğer felaketlerde konunun boyutlarının kamuyla ilişkili acil servis, hükümet ile ilişkiler, iletişim aracıları, ticaret, bilişim ve iletişim teknolojileri, gönüllü teknik topluluklar, eğitim, medya dahil, toplumun tüm kesimleriyle işbirliği içinde değerlendirilmesi planlanmıştır. Kısacası ‘crowdsourcing’ mantığının kullanılarak, tedbirlerin ve iletişimin arttırılması konuları üzerinde durulmaktadır.
Öte yandan Howe’e göre (2008: 230) eğer crowdsourcing yapılmak isteniyorsa bunda yapılmaya değer bulunan herhangi bir iş en küçük parçalarına bölünerek modülerlik oluşturulmalıdır.
Kaynaklar:
Boyd, D.M. ve Ellison N.B. (2007). Social Network Sites: Definition, History, and Scholarship http://www.danah.org/papers/JCMCIntro.pdf.
Howe, J. (2008). Crowdsourcing, İstanbul: Koç Sistem Yay.
Montebello, M., Camilleri, V. ve Refalo, M. (2011). Tweetalyser: A Twitter Based Data Mining System with Recommendation Capabilities, 10th World Conference on Mobile and Contextual Learning Proceedings, Pekin, Çin.
Etiketler:
Avustralya,
blog,
crowdsourcing,
mobile learning,
modüler,
ortak akıl,
sistem,
sosyal ağ,
tweetalyser,
Web 2.0
2 Kasım 2011 Çarşamba
Mobil Pazarlama ile ilgili düşünceler
Zaman akıp giderken bloguma baktığımda Mobil Pazarlamanın doğru bir konu olduğunu bir kez daha ifade etmek istedim. Neredeyse blogum 3 yılını devirecek ve bu üç yılda gerek mobil cihazlar gerek yazılımlar ve gerekse mobil teknoloji inanılmaz hızla ilerledi. Örneğin Nokia dünyanın en büyük cihaz üreticisiyken yanlış kararlar veya yatırımlar yüzünden ve belki de teknik olarak cihaza odaklaşma miyopisi yüzünden yerini Samsunga terk etti.
3G ise sosyal medyayı kullanıcının her an her yerde kolyca kullanmasında etkili oluyor. Ama bunlar daha başlangıç. Reklamlar keza bambaşka boyuta taşındı. Giderek kişiye özel hale gelmesi söz konusu burada doğru CRM çözümlerine de ihtiyaç var tabii.
Amazon Kindle falan derken tablet devri başladı bizim bildiğimiz tabletlere de doğrusu hiç benzemiyorlar (eskiden en bilinen tablet sümerlerden kalma kadeş anlaşması iken) şimdi en bilinen tabletler arasında Ipad, Nook, Amazon Fire gibi teknolojik tabletler var. Tabletler mobille bilgisayarın yakınsamasının en güzel ürünlerinin başında geliyor.
Bugün öğrencilerimle konuşuyoruz sırada ışınlanma var diye bakalım o ne zaman olacak...
3G ise sosyal medyayı kullanıcının her an her yerde kolyca kullanmasında etkili oluyor. Ama bunlar daha başlangıç. Reklamlar keza bambaşka boyuta taşındı. Giderek kişiye özel hale gelmesi söz konusu burada doğru CRM çözümlerine de ihtiyaç var tabii.
Amazon Kindle falan derken tablet devri başladı bizim bildiğimiz tabletlere de doğrusu hiç benzemiyorlar (eskiden en bilinen tablet sümerlerden kalma kadeş anlaşması iken) şimdi en bilinen tabletler arasında Ipad, Nook, Amazon Fire gibi teknolojik tabletler var. Tabletler mobille bilgisayarın yakınsamasının en güzel ürünlerinin başında geliyor.
Bugün öğrencilerimle konuşuyoruz sırada ışınlanma var diye bakalım o ne zaman olacak...
Etiketler:
3G,
alışveriş;müşteri analizi; pazar; reklam,
amazon,
amazon kindle,
blog,
CRM,
fire,
ışınlanma,
ipad,
kişiye özel,
mobil pazarlama,
Nokia,
Nook,
Samsung,
tablet PC,
yakınsama
28 Mart 2011 Pazartesi
Engellenmek ve engelli olmak
Kaç senedir blog yazarlığı yapıyorum. Youtube'un da engellemesine karşı çıkmıştım. Blogspot'un engellenmesi aslında teknolojik altyapı konusunda acizlik göstergesi gibi değerlendirilebilir. Bir şirketin seyircilerini etkileyen bir bolg adresi kapatılacağına kestirmeden tüm blogspot kapatılıyor. O yüzden acaba bu anlamda engelli olmamak için onu aşmak gerektiğini düşünüyorum. http://www.mobmar.com/ diye alternatif bir hazırlığımız var. Engellik ile ilgili alanyazında (literatürde) çok değişik tanımları vardır. Birleşmiş Milletler Sakat Haklan Bildirgesinde "Kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri (bedensel ya da sonradan olma) her hangi bir noksanlık sonucu yapamayanlar" (3) sakat olarak tanımlanmaktadır. Engelli sözcüğü genelde hareket yeteneği sınırlanmış bireyi çağrıştırmaktadır. Hareket yeteneğini sınırlayan nedenler ise doğuştan getirilen, doğum sırasında karşılaşılan ya da sonradan yaşanan bir hastalık veya kaza sonucu ortaya çıkan bir işlev bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir(http://www.uslanmam.com/engelliler/513954-engellilik-nedir-engelli-kime-denir.html) Bizim buradaki engelliğimiz de yine bir işlev bozukluğu iletişim işlevini yerine getirememedir. Bizim de hareket yeteneklerimiz bir gece içinde sınırlanmaktadır. Oysaki yazı yazmak bazı konuları ortaya koymak bazı bilinmeyenleri paylaşmak özellikle de mobil pazarlamaya yönelik konuları işleyen blogumuz yasal sebeplerden dolayı bir süre engellenmiştir. Neyse ki açılması youtube'dan kısa sürmüştür. Umarım bundan sonra böyle engellerle karşılaşmayız.
Etiketler:
acizlik,
blog,
blogspot,
BM,
engellenmek,
engellilik,
hareket,
iletişim,
işlev,
mobil pazarlama
2 Ağustos 2010 Pazartesi
Mobil pazarlama faaliyetlerinin işletmelere sağladığı katkılar
Sevgili Ali Kemal Taşçı mobil pazarlamaya yönelik çok güzel bir bitirme projesi yapmış ve blogunda bizimle paylaşıyor ben de sizlerle bu güzel bilgileri paylaşmak istedim. Tez danışmanı sn Yrd Doç.Dr. Recep Baki Deniz'i de verdiği destekten ötürü kutluyorum.
http://alikemaltasci.blogspot.com/2010/08/mobil-pazarlama-faaliyetlerinin.html
Bu tür çalışmalar akademik olarak desteklenmeli ve sayıca artmalı düşüncesindeyim. Çünkü mobil pazarlama gelecek 10 yılın en önemli alanlarının başında geliyor.
http://alikemaltasci.blogspot.com/2010/08/mobil-pazarlama-faaliyetlerinin.html
Bu tür çalışmalar akademik olarak desteklenmeli ve sayıca artmalı düşüncesindeyim. Çünkü mobil pazarlama gelecek 10 yılın en önemli alanlarının başında geliyor.
Etiketler:
akademik destek,
Ali Kemal Taşçı,
bitirme projesi,
blog,
gelecek,
mobil pazarlama
2 Kasım 2009 Pazartesi
Blogcular twitter kullanıyor mu?
Blogcular Twitteri genel nüfusa göre çok daha fazla kullanıyorlar. Penn, Schoen ve Berlan Asssociates'e göre Mayıs 2009'da Wall Street Journal'da yayınlanan “All Things D” konferansında Twitt eden genel kullanıcı sayısı %14 olarak belirenmiştir. Twitter'i genel olarak bloglarını tanıtmak veya bazı bilgileri ortaya koymak ve insanların neyle ilgili olduklarını anlamak için Twitteri kullandıklarını ifade etmişlerdir. Part ime işgörenlerin %50 si kendi işlerini pazarlamak için bu aracı kullandıklarını söylerken politikacıların ve meşhur şahsiyetlerin %11 ve şirketlerin %24'u twitteri farklı şekillerde kullandıklarını belirtmişlerdir.
Blogcuların %52si Twitter hesabı üzerinden gitmekte %41 ise blogları dışındaki konularda tweet etmektedir.Twitteri en çok 18-24yaş (%52) ve 25-34 (%47) yaş aralıklarında olanlar kullanmaktadır.
http://technorati.com/blogging/article/day-5-twitter-global-impact-and/ http://technorati.com/blogging/feature/state-of-the-blogosphere-2009/
Blogcuların %52si Twitter hesabı üzerinden gitmekte %41 ise blogları dışındaki konularda tweet etmektedir.Twitteri en çok 18-24yaş (%52) ve 25-34 (%47) yaş aralıklarında olanlar kullanmaktadır.
http://technorati.com/blogging/article/day-5-twitter-global-impact-and/ http://technorati.com/blogging/feature/state-of-the-blogosphere-2009/
Etiketler:
blog,
kullanıcı sayısı,
politika,
twitter,
Wall Street Journal
27 Mayıs 2009 Çarşamba
wireless otobüslerde
Bugün Ankara'ya Kamil Koç Otobüs işletmesinin bir aracıyla gidiyorum. Bilgisayarımı yanıma almıştım. Otobüsteki host (eskiden muavin derlerdi) internete bağlanıyor musunuz diye sordu ve denedim inanamıyorum evet bağlandım. Bunun üzerine bu yazıyı yazma ihtiyacını duydum evet hareketli bir ortamdan blog gönderebilmek bu benim için bir ilk ama birçok işyeri için mobili seçerek B2B yapan şirketler için kaç senedir sözkonusu. belki farklı gereçlerle ama gene de yapılıyor. Aslında bilgisayar gibi kullanılacak cep telefonları da piyasada giderek yayılmaya başladı. Dünyada her yıl 1.2 milyar yeni cep telefonu üretilmesi de bu işin yaygınlaşması gelişmesi ve yenilenmesinde bir başka unsur.
Teknoloji o kadar hayatımızın içine girdi ki.LBS ve geo sistemler giderek önem kazanacak gibi görünüyor.
Yeni teknoloji aynı zamanda yeni pedagoji ve yeni sosyal ortamların da bir başka yüzü olacak.
Ayrıca bilgisayarımı açtığımda aynı otobüste giden başka bir yolcunun bluetooth'u da paylaşım teklif etti. Nereye gidiyoruz? :)
Teknoloji o kadar hayatımızın içine girdi ki.LBS ve geo sistemler giderek önem kazanacak gibi görünüyor.
Yeni teknoloji aynı zamanda yeni pedagoji ve yeni sosyal ortamların da bir başka yüzü olacak.
Ayrıca bilgisayarımı açtığımda aynı otobüste giden başka bir yolcunun bluetooth'u da paylaşım teklif etti. Nereye gidiyoruz? :)
Etiketler:
B2B,
bilgisayar,
blog,
bluetooth,
cep telefonu,
geo sistemler,
Kamil Koç,
LBS,
mobil gereçler,
otobüs,
wireless,
Yolculuk
13 Ocak 2009 Salı
Mobil Pazarlama 2009 ve ilerisi
2008 yılı mobil pazarlama açısından mobil teknolojilerdeki gelişmeler ve iphone gibi popüler gereçlerin yaşamamıza girmesini sağladı.
Herkes hala mobil pazarlama konusunda deneme safhasında gözüküyor. 3G'nin gelişi ve mobil gereçlerdeki değişimlerin etkileriyle mobil pazarlama hızını almaya başlayacak.
2008'in yıldızı sosyal şebekelerde pazarlama faaliyetlerinin giderek önem kazanmasıydı bunda facebook, youtube, secondlife gibi sosyal şebekelerin ve blogların büyük önemi var. Çünkü Facebook 2008'de 120 milyon aktif kullanıcıya erişti, bu rakamın 39 milyonu ABD'de yaşıyor (Sullivan, 2009). Bu tür girişimler dedikodu pazarlaması konusuna daha da canlılık getirdi.
Marka yerine marka kullanıcıları ya da gruplara liderlik yapıp hayranlık uyandıran kişilerin önem kazandığı ve mikro-meşhurlar (microcelebrities) haline dönüştüğü bir ortam yaratıldı.
Ama 2009 ve sonrası mobil pazarlamanın ciddi boyutlara ulaşması beklenmelidir. Mobil bilgisayarların hayata girmesiyle daha da bulanıklaşan mobil ve bilgisayar ayrımı neredeyse ortadan kalkmak üzeredir.
Herkes hala mobil pazarlama konusunda deneme safhasında gözüküyor. 3G'nin gelişi ve mobil gereçlerdeki değişimlerin etkileriyle mobil pazarlama hızını almaya başlayacak.
2008'in yıldızı sosyal şebekelerde pazarlama faaliyetlerinin giderek önem kazanmasıydı bunda facebook, youtube, secondlife gibi sosyal şebekelerin ve blogların büyük önemi var. Çünkü Facebook 2008'de 120 milyon aktif kullanıcıya erişti, bu rakamın 39 milyonu ABD'de yaşıyor (Sullivan, 2009). Bu tür girişimler dedikodu pazarlaması konusuna daha da canlılık getirdi.
Marka yerine marka kullanıcıları ya da gruplara liderlik yapıp hayranlık uyandıran kişilerin önem kazandığı ve mikro-meşhurlar (microcelebrities) haline dönüştüğü bir ortam yaratıldı.
Ama 2009 ve sonrası mobil pazarlamanın ciddi boyutlara ulaşması beklenmelidir. Mobil bilgisayarların hayata girmesiyle daha da bulanıklaşan mobil ve bilgisayar ayrımı neredeyse ortadan kalkmak üzeredir.
Etiketler:
3G,
blog,
Facebook,
microcelebrities,
mikro-meşhur,
mobil pazarlama,
mobil teknoloji,
secondlife,
sosyal pazarlama,
sosyal şebeke,
youtube
29 Ekim 2008 Çarşamba
Blogların engellenmesi
Bu hafta başından itibaren çok talihsiz bir deneyim geçirdik. Blogger adli makamlar tarafından kullanıma men edildi. Bu konuda pek çoğumuz tepkilerimizi yazılı ya da sözlü dile getirdik.
Gerçekten ahlaka aykırı, sosyal kuralları hiçe sayan, terör gibi konularda destekçilik yapan türdeki sitelerin veya web adreslerinin kapatılmasını doğal buluyorum da binlerce kişiye hizmet veren ve amaçları arasında bilgi sunmak paylaşmak,haberleşmek gibi ihtiyaçları karşılayan türden yapıların tamamen kapatılmasını uygun bulmadığımı ifade etmek isterim.
Umarım bir daha böylesine talihsiz bir durumla karşılaşmayız.
Saygılarımla
Gerçekten ahlaka aykırı, sosyal kuralları hiçe sayan, terör gibi konularda destekçilik yapan türdeki sitelerin veya web adreslerinin kapatılmasını doğal buluyorum da binlerce kişiye hizmet veren ve amaçları arasında bilgi sunmak paylaşmak,haberleşmek gibi ihtiyaçları karşılayan türden yapıların tamamen kapatılmasını uygun bulmadığımı ifade etmek isterim.
Umarım bir daha böylesine talihsiz bir durumla karşılaşmayız.
Saygılarımla
5 Haziran 2008 Perşembe
40 Yaşın Üstündekiler Daha Geleneksel İletişim Yollarını Kullanıyor
Marketing Charts'da bugün yayınlanan bir makalede ThirdAge/JWT Boom'un araştırmasının sonuçları yer alıyordu. http://www.marketingcharts.com/interactive/boomers-more-traditional-online-not-into-blogs-social-networking-4833/?camp=newsletter&src=mc&type=textlink
Bu makaleye göre 40 yaşın üzerindeki 1800 kişiyle yapılan araştırmaya göre;
40 yaşın üzerindekiler genelde ağızdan ağıza iletişim (kulaktan kulağa iletişim) ve bireysel veya uzmanların tavsiyesine uyuyor. Ancak blog ya da diğer sosyal şebeke (social networking) sistemleri konusuna fazla sıcak bakmıyor.
Buna göre
% 96'sı e-posta kullanıyor
% 92'si aile ve arkadaşlarıyla görüşmeyi sürdüyor
% 84'ü aile ve arkadaşlarından fotoğraf alıyor
Bu kişilere MySpace, Facebook gibi herhangi bir sosyal şebeke sitesiyle bağlantısı olup olmadığı ve gelecekte böyle bir bağlantıyı düşünüp düşünmedikleri sorulduğunda
% 53'ü Hayır
% 22'si evet
% 26'sı henüz değil ama belki cevabını vermişlerdir.
Hayır diyen %53'ün
% 47si durumu kişisel gizlilik ve bilgilerin internette yayınlanması konusunda kaygıları olduğunu
% 39'u çok yoğun olduğunu
% 32'si böyle bir sosyal şebekede zaman harcamanın bir faydasını görmeyeceklerini belirtmişlerdir.
Ayrıca 40 yaşın üzerindekiler aşağıdaki konulara az ya da hiç ilgi duymadıklarını ifade etmişlerdir;
% 67 Blog yazma
% 63 Sosyal şebekeye katılma
% 62 diğer kişlerle oyun oynama
% 55 podcast ya da önceden kaydedilmiş ses içeriğini dinleme
% 44 Müzik indirme
Virütik ya da dedikodu pazarlamaya daha fazla önem veren 40 yaş üzerindekilerin %93'ü arkadaşlarıyla bir haber ya da ürün bilgisi paylaşma konusuna oldukça sıcak bakmaktadır.
%80'i geniş banttan ve evden internete bağlanmaktadır. Bu grup online alışveriş yapmaktadır.%93'ü web sitelerindeki makale ve yazıları okumaktadır.
Bugün bu grup ABD nüfusunun 78 milyonunu oluşturan ve tüketici harcamalarının %83'ünü gerçekleştiren bir gruptur.Gelecek 15 yıl içinde 45 yaş üstü ABD nüfusunun pazarın % 50 büyümesini sağlayacağı beklenmektedir. 2015'de bu grubun harcamalarının 4.6 trilyon doları geçeceği beklenmektedir.
Bu tür verilere göre mobil pazarlama araçları konusunda da 40 yaş ve üzerindekilerin daha muhafazakar davranabileceği düşüncesi beliriyor. Türkiye'de tabii ki internetten alışveriş de yeni ama mobil dünyada olduğu gibi daha yaygın. Bunu düşünerek hareket etmek doğru olur kanaatindeyim.
Bu makaleye göre 40 yaşın üzerindeki 1800 kişiyle yapılan araştırmaya göre;
40 yaşın üzerindekiler genelde ağızdan ağıza iletişim (kulaktan kulağa iletişim) ve bireysel veya uzmanların tavsiyesine uyuyor. Ancak blog ya da diğer sosyal şebeke (social networking) sistemleri konusuna fazla sıcak bakmıyor.
Buna göre
% 96'sı e-posta kullanıyor
% 92'si aile ve arkadaşlarıyla görüşmeyi sürdüyor
% 84'ü aile ve arkadaşlarından fotoğraf alıyor
Bu kişilere MySpace, Facebook gibi herhangi bir sosyal şebeke sitesiyle bağlantısı olup olmadığı ve gelecekte böyle bir bağlantıyı düşünüp düşünmedikleri sorulduğunda
% 53'ü Hayır
% 22'si evet
% 26'sı henüz değil ama belki cevabını vermişlerdir.
Hayır diyen %53'ün
% 47si durumu kişisel gizlilik ve bilgilerin internette yayınlanması konusunda kaygıları olduğunu
% 39'u çok yoğun olduğunu
% 32'si böyle bir sosyal şebekede zaman harcamanın bir faydasını görmeyeceklerini belirtmişlerdir.
Ayrıca 40 yaşın üzerindekiler aşağıdaki konulara az ya da hiç ilgi duymadıklarını ifade etmişlerdir;
% 67 Blog yazma
% 63 Sosyal şebekeye katılma
% 62 diğer kişlerle oyun oynama
% 55 podcast ya da önceden kaydedilmiş ses içeriğini dinleme
% 44 Müzik indirme
Virütik ya da dedikodu pazarlamaya daha fazla önem veren 40 yaş üzerindekilerin %93'ü arkadaşlarıyla bir haber ya da ürün bilgisi paylaşma konusuna oldukça sıcak bakmaktadır.
%80'i geniş banttan ve evden internete bağlanmaktadır. Bu grup online alışveriş yapmaktadır.%93'ü web sitelerindeki makale ve yazıları okumaktadır.
Bugün bu grup ABD nüfusunun 78 milyonunu oluşturan ve tüketici harcamalarının %83'ünü gerçekleştiren bir gruptur.Gelecek 15 yıl içinde 45 yaş üstü ABD nüfusunun pazarın % 50 büyümesini sağlayacağı beklenmektedir. 2015'de bu grubun harcamalarının 4.6 trilyon doları geçeceği beklenmektedir.
Bu tür verilere göre mobil pazarlama araçları konusunda da 40 yaş ve üzerindekilerin daha muhafazakar davranabileceği düşüncesi beliriyor. Türkiye'de tabii ki internetten alışveriş de yeni ama mobil dünyada olduğu gibi daha yaygın. Bunu düşünerek hareket etmek doğru olur kanaatindeyim.
Etiketler:
ağızdan ağıza iletişim,
blog,
e-posta,
Facebook,
mobil pazarlama,
MySpace,
nüfus,
oyun,
podcast,
ses içeriği,
social networking,
sosyal şebeke,
virütik pazarlama,
yaş
30 Mayıs 2008 Cuma
Buzz ya da Söylenti pazarlamasında yeni uygulamalar
Günümüzde uygulanan bir çok pazarlama, reklam ve halkla ilişkiler kampanyalarında bir itme stratejisi uygulanmaktadır. Aslına bakarsanız genelde hiçbir müşteri bu tarz bir itme stratejisinden hoşlanmaz. Bu bağlamda söylenti (buzz) pazarlaması müşterinin daha rahat uyum gösterebileceği bir çekme stratejisini kullanır.
Mob-marketing gibi kişisel blog sayfaları ise elektronik bir söylenti yaratmak için popüler bir medya haline dönüşmektedir. Reklamcılar ürün ya da hizmetlerin tutundurma faaliyetlerinde "kendilerine uygun çağrıyı sağlayabilecek blog" yazarlarının peşine düşmüşlerdir. Söylenti pazarlamasını yayabilecek bir diğer araç da Hemen gelen mesaj (Instant messaging) (IM)uygulamaları olarak değerlendirilmektedir. Detaylı bilgi için (http://searchcrm.techtarget.com/sDefinition/0,,sid11_gci939341,00.html)
Mob-marketing gibi kişisel blog sayfaları ise elektronik bir söylenti yaratmak için popüler bir medya haline dönüşmektedir. Reklamcılar ürün ya da hizmetlerin tutundurma faaliyetlerinde "kendilerine uygun çağrıyı sağlayabilecek blog" yazarlarının peşine düşmüşlerdir. Söylenti pazarlamasını yayabilecek bir diğer araç da Hemen gelen mesaj (Instant messaging) (IM)uygulamaları olarak değerlendirilmektedir. Detaylı bilgi için (http://searchcrm.techtarget.com/sDefinition/0,,sid11_gci939341,00.html)
Etiketler:
blog,
buzz,
Hizmet Pazarlaması,
Instant messaging,
mob-marketing,
söylenti,
söylenti pazarlaması
28 Mayıs 2008 Çarşamba
Neden Mob-Marketing?
Blog adı seçimim mob-marketing oldu. Mobil ve pazarlamanın birleşimi olarak düşündüm. Ama mob-marketing'in bir çok anlamı daha var. Mob İngilizce bir kelime ve bir kaç anlamı var. Bir tanesi izdiham. Dilerim ki bu blog, bol okuyucusu olan bir blog haline dönüşür. İkincisi, halk tabakası demek tabii bunlar benim diğer anlamlar arasından seçtiklerim diğerlerini http://www.seslisozluk.com/?word=mob dan görebilirsiniz.
Aslında bir çok anlamda mobil pazarlamayla ciddi ortak anlamları ve uygulamaları olabilir.
Çünkü mobilleşme sadece halkın belli bir tabakasında olmadı. Halkın her tabakasında mobilleşme söz konusu. Kalabalık ortamlarda ayırdedici hale getirme de mobil pazarlamanın yine bir parçası sayılabilir. Elit bir grubun kullandığı bir araç kesinlikle değil, ama zaman zaman kullanılan yeni araçların aksesuarları onları oldukça elit grubun kullandığı ürünler haline dönüştürebiliyor.
Eğer çok gürültücü ve lüzumsuz hale gelirse bu da mob.
Aslında bir çok anlamda mobil pazarlamayla ciddi ortak anlamları ve uygulamaları olabilir.
Çünkü mobilleşme sadece halkın belli bir tabakasında olmadı. Halkın her tabakasında mobilleşme söz konusu. Kalabalık ortamlarda ayırdedici hale getirme de mobil pazarlamanın yine bir parçası sayılabilir. Elit bir grubun kullandığı bir araç kesinlikle değil, ama zaman zaman kullanılan yeni araçların aksesuarları onları oldukça elit grubun kullandığı ürünler haline dönüştürebiliyor.
Eğer çok gürültücü ve lüzumsuz hale gelirse bu da mob.
Etiketler:
aksesuar,
blog,
elit,
halk,
mob-marketing,
mobil pazarlama,
mobilleşme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
